Aileler eskiden kalan alışkanlıklarıyla, yaz döneminde ve özellikle de okullar kapanınca ‘çocuklar zaten güneş görüyor’ diye çocuklarına D vitaminini vermeyi bırakıyorlar. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Göknel, “Aslında bu bir bakıma doğru” diyor ve konuya şöyle açıklık getiriyor:

Günlük D vitamini ihtiyacı 10-15 dakika doğrudan güneş ışığına maruz kalma ile ciltte yapılabiliyor. Ancak burada önemli bir nokta var; günümüzde güneşin giderek artan zararlı ışınlarından dolayı çocukların yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmadan güneşe çıkmaması gerekiyor ve güneş kremleri güçlü ultraviyole ışınlarının cilde girmesini engelledikleri için vücutta D vitamini üretimi %98 e varan ölçüde düşürüyor. Bu da çocukları D vitamini eksikliğine götürebiliyor. Dahası güneş ışınları cildi ısıttıkça D vitamini yapımı duraksıyor. Yani çocuğunuz ne kadar çok güneş ışığı alırsa vücudu o kadar çok ısınacağından D vitamini üretimi duruyor. Ayrıca yanıp cilt rengi koyulaştıkça da yine ciltte D vitamini yapımı azalıyor.

Güneş kremlerini kullanmak D vitamini yapımı açısından problem yaratsa da çocuğunuzu güneş ışınlarının yapabileceği daha büyük bir sorundan korumaya yardımcı oluyor; cilt kanseri… Bu yüzden bir yandan onu cilt kanserinden korumak için çocuklar için geliştirilmiş ve güneş koruma faktörü (SPF) 50 olan güneş kremlerini kullanmalı, bir yandan da D vitaminini eksik etmemelisiniz. Çocuklara güneş kremi seçerken dikkat edilecek bir başka nokta da kremin içinde hem UVA hem de UVB koruması dışında cildin güneş dejenerasyonuna karşı soya ekstresi, vitamin B3, vitamin B5, vitamin C ve vitamin E’yi içeren, çok yüksek koruma oluşturan kremler tercih edilmelidir.