İşte hızlı bir test: Doğanın güçlerine karşı savaşan bir kimseyi en son gördüğünüz zamanı düşünün – akıntıların üzerinde zıplayan bir kanocu veya bir yarım silindir içinde nefesini tutan bir snowboardcu. Bir patlama yaşıyor olmalı diye veya bu kız deli mi diye düşündünüz mü?

Bu cesurların ustalıklarını izlemek sizi harekete geçiriyorsa neden eğlenceye katılmayasınız ki? İşte kadınların yapabileceği extreme sporların alfabesi.

1. Serbest Paraşütçülük
Erkek arkadaşınızla yaşadığınız kavgaya veya patronunuzla aranızda süregelen dramaya bir son vermeye mi ihtiyacınız var? Bir uçaktan atlamayı deneyin. Extreme Sports: In Search of the Ultimate Thrill’in (Extreme Sporlar: Nihai Heyecanı Ararken) (Firefly, 2004) yazarlarından biri olan Joe Tomlinson birkaç şeyin olağan sorunlarınızın kendinizi havada 4,572 metrede savurmak gibi yok olabileceğine inanıyor. “Serbest düşüşteyken,
rüzgârın sesinden başka her şey oldukça sessizdir,” diyor.
Adrenalin faktörü: Beş kalp atışı. Diğer extreme sporların aksine serbest paraşütçülük tüm hareketi tecrübe etmeniz için yıllarca eğitim almanızı gerektirmez. Sertifikalı bir serbest paraşütçülük okulu bulun ve çok kısa zamanda havada doğmuş gibi olacaksınız.

2. Sörf
Başka hiçbir şey içinizdeki Kaliforniya kızını dalgaların üstünde yüzmek kadar ortaya çıkaramaz. Fakat bu, sorumsuz sarışınlara göre bir spor olduğunu düşünmeyin. Tomlinson sörfün ciddi bir okyanus anlayışı gerektirdiğini de ekliyor. “Dalgayı tam olarak doğru zamanda yakalamalısınız ve her dalga farklı olduğu için yalnızca tecrübe ile kazanabileceğiniz bir bilgi birikimi gerektiriyor,” diyor Joe.
Adrenalin faktörü: Tecrübe derecenize bağlı olarak üç ila beş arası kalp atışı. Temel bilgileri öğrendikten sonra, yalnızca bir dalgaya bakmak bile sizi harekete geçirecek, diyor Tomlinson. O zamana kadar sabırlı olmak gerek. “Herkes en başta biraz ‘antikadır’(orj:‘kook’) (ne yaptığını bilmeyen insanlar için kullanılan sörf terimi). O yüzden kötü olduğunuz gerçeği hakkında kendinizi kötü hissetmeyin,” diyor.