Endişelerinizin sizi yiyip bitirmesine izin vermektense, daha iyi hissetmek için çaba harcarsanız, stres denen ölümcül salgından korunabilirsiniz:

Kişisel almayın: Gündelik yaşamda irili ufaklı zorluklarla karşılaşmak normaldir ve bazen geri çekilmek de. Olumsuzlukların suçunu kendinizde aramaktan vazgeçin. Yeterince iyisiniz; bunu hatırlamalı ve her ne olursa başınızı dik tutmalısınız.

Kendinizin farkında olun: Düşünce ve isteklerinizin bilincinde olmak, strese sürükleyen kar topu etkisini önleyebilir. Eserleri ile en çok satanlar listesine giren Doktor Richard Carlson, insanın anlık bir tavra yönelmeden önce kafasından geçen düşünceleri iyi bilmesinin faydası olduğunu söylüyor. Bir kez stres kaynağınızı bulduktan sonra, onun üzerine gitmeniz kolaylaşacaktır.

Bakış açınızı değiştirin: Bazen insan olayların içine fazlaca dahilse, en küçük şeyler bile büyük problemler gibi görünebilir gözüne. Duruma pozitif taraftan bakmayı deneyin- birincisi olaydan bir çıkarımınız oldu ve yeni bir şey öğrendiniz, ikincisi sizi daha güçlü kıldı.

Kendinizi huzurlu bir yerde hayal edin: Yasemin ağaçları ile çevrelenmiş bir bahçe ya da denize nazır bir hamak, hepimizin bizi huzura kavuşturabilecek bir hayal gücü var, bunu değerlendirmeyi ihmal etmeyin. Stresli hissediyorsanız, kendinize kişisel cennetinizi ziyaret için izin verin ve sizi mutsuz kılan kaygılarınızı dışarıda bırakın. Döndüğünüzde halledilmek üzere yine orada bekliyor olacaklar ama siz kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz.

Etki süresini düşünün: Bir anlaşmazsızlık yüzünden kötü hissediyorsanız, kaçırılan bir randevunuz var ya da görüşmeniz olduğu günün sabahı arabanız çalışmadı ise, o an için dünya başınıza yıkılıyor sanmanız doğal. Ama derin bir nefes alıp, daha geniş bir açıdan bakın ve gelecekte bunun hayatınızda iz bırakıp bırakmayacağını düşünün. Kötü ruh haline yenilip kendinize verdiğiniz zarar kadar değil asla! Sağlıklı olunduğu sürece telafi edilemeyecek çok az şey var hayatta.