Sigara, sağlığa zararlı olduğu bilinse de bir türlü bırakılamayan en yaygın alışkanlık. Dr. Gizem Gülsuna sigaranın zaralarını şöyle sıralıyor:

“Tütün kullanımı, kalp ve damar hastalıkları, akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi rahatsızlıklara yol açar. Bunlar dışında damarlarda tıkanma ve buna bağlı felç, midede gastrit, ülser ve mide kanseri, ciltte sararma, kırışıklık, cilt kanseri, ağız kokusu ve dişlerde sararma gibi etkileri vardır. Gebelikte sigara içilmesi erken doğuma ve buna bağlı olarak çeşitli gelişim bozukluklarına, doğum sonrası da sütün kesilmesine yol açar. Sigara içenlerde akciğer kanseri olma riski 22 kat, mesane kanseri riski 2 kat, bronşit riski 10 kat, kalp hastası olma riski 3 kat, kalp krizi riski 1-4 kat, prostat kanseri riski 2 kat, rahim ağzı kanseri riski 16 kat artar. Pasif içici olarak tütün dumanına maruz kalmak dahi kanser, kalp hastalıkları ve KOAH gibi birçok hastalığa neden olur.”

Sigara bırakma tedavisinde davranış danışmanlığı ve ilaç tedavisinin büyük önem taşıdığını söyleyen Dr. Gülsuna, tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor:

“İlaç tedavisinin amacı, sigaranın bırakılmasını izleyen dönemde ortaya çıkan nikotin yoksunluğunu gidermek. Bu ilaçlar doktor tarafından reçeteli olarak verilir. Bunun dışında bir sağlık uzmanına başvurmadan satılan sigara bırakma ürünlerine itibar etmemek gerekir. Sigara içmenin ruhsal ve davranışsal yönleri de vardır. Bu faktörler yeterince incelenmezse, nikotin yoksunluğu geçtikten sonra kişi tekrar sigaraya başlayabilir. Hastanın bağımlılık kriterlerine göre planlanan psikolojik tedavide; baş etme becerileri, öfke kontrolü, aile görüşmesi, motivasyona yönelik çalışmalar ve değişik terapi yöntemleri uygulanır.”