Mutlu bir cinsel hayat yaşamak isteyen kadının kendine verebileceği en güzel hediye kendi vücudunu tanımak, zevk noktalarını keşfetmek ve her zaman “Başım ağrıyor” demek yerine bazen kendini öpücüklere ve dokunuşlara bırakmak…

Rayka Kumru bir seksolog… Henüz 24 yaşında ama cinsellik konusunda yaşının çok ilerisinde. Sosyolojinin yanı sıra cinsellik yan dal eğitimini Kanada’da University of British Columbia’da, seksoloji yüksek lisansını ise Avustralya Curtin Üniversitesi’nde Dünya Seksoloji Örgütü’nün kurucularından bir eğitimcinin hazırladığı program ile yapmış. Lisansı sosyoloji üzerine olduğu için işin sosyal yönü ile daha çok ilgileniyor. Devlet politikalarının bireylerin ve toplumun cinselliğini nasıl etkilediği, korunma yöntemlerine erişim olup olmadığı ve sosyal eleştiri onun konuları arasında… Bir yıldır İstanbul’da yaşıyor ve şu sıralar en çok ilgilendiği konu ise özellikle gençlere yönelik cinsel eğitim. Tabii kadınları da unutmuyor. Anael Aile Merkezi’nde farklı yaş gruplarına seminerler veriyor. Rayka Kumru bu seminerlerde özellikle kadınlara ne anlatıyor diye merak ettik, biz de kendisine sorularımızı yönelttik.

Seksoloji nedir, nasıl bir eğitim aldınız?

Lisans eğitimim sırasında daha genel çaplı bir cinsellik eğitimi aldım. Psikoloji, aile bilimleri, sosyoloji ve antropoloji derslerini cinsellikle bağlantılı olarak işledik. Fetişlerden, farklı yönelimlerden tutun, hamilelikte salgılanan hormonlara, korunma yöntemlerine, cinsel yönde sıkıntıları olan bireylere hangi pozisyonların önerileceğine ve seks işçilerinin haklarına kadar her şey öğretildi. Yüksek lisansta ise daha spesifik dersler aldım. Örneğin adli seksoloji diye bir dersim vardı. Daha çok taciz, tecavüz, çocuk istismarı ağırlıklı çalıştık. Seks konusu zevkten suça, iki yaştan 102 yaşa kadar geniş bir yelpaze.