Günümüzde öğrenme ömür boyu hale gelmiştir. O yüzden artık “Ben mesleğimi öğrendim, bu konuda yetkin birisi oldum” düşüncesi yanlış ve aldatıcı bir düşünce olarak kabul edilmektedir. İnsanın okulda öğrendikleri çok büyük oranda değişmekte ve eğer gelişen bilgi ve teknolojileri takip etmiyorsa geride kalmaktadır.

Öğrenme, yaşamın ilk yıllarında başlamakta ve son yıllarına kadar devam etmektedir. Önemli olan öğrenmek istemektir. Öğrenme dışardan değil de içerden istekle olduğunda bu öğrenmenin sonu yoktur. Çocuklarımıza vermemiz gereken de onların öğrenme isteğini desteklemek ve nasıl öğrenebileceklerini onlara göstermektir.

Anne babaların benimsemesi gereken en önemli davranış çocuklarda merak duygusunu yaratmak ve bunu daha sonra öğrenme arzusuna dönüştürmektir. Bunun için onun sorduğu soruları biliyorsa bile hemen cevaplamak yerine birlikte araştırma yolunu seçmeli ve soruların cevaplarını araştırmaya teşvik etmelidir. Daha sonra okul yıllarında ise derslerde yüksek notlar yerine onun ödevlerini layıkıyla yapması ve kendi başına çalışma alışkanlığını kazanması için yardımcı olmaları gerekir. Bu yüzden de en iyi notları alan öğrenci değil, en çok merak eden ve araştıran öğrenci olmasını teşvik etmeleri gerekir.

Öğrenme arzusu bir kere kazanıldıktan sonra giderek artacak ve çocuklar dışardan destekle değil içlerinden gelen arzu ile öğrenme yoluna gidecek ve tüm hayatlarına bunu yansıtacaklardır. Ancak böyle olduğunda okul bittiği zaman öğrenim hayatları da bitmeyecek ve ömür boyu bilinçlerine yeni bilgiler katacaklardır. Günümüzde özellikle mesleki bilgilerin okul ile sınırlı olmadığı, okul bittikten sonra da kişinin kendisini geliştirmek için çaba harcaması gerektiği düşüncesi giderek yaygınlaşmakta ve kendini geliştiren insanlar değer kazanmaktadır.