Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 15-49 yaş arasındaki kadınlar üreme döneminde kabul ediliyor. Bu dönemleri uç sınırlar olarak değerlendiren Acıbadem Sağlık Grubu Tüp Bebek Merkezleri Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Üreme dönemi 15-16 yaşlarında adetlerin düzenli hale gelmesiyle başlayabilir ama 49 yaşına kadar devam etmiyor. Bizim sınırımız, 42-43 yaş. Üremedeki sorunlar, 35-37’de ilk sinyallerini veriyor. İdeal sınır, 18-43 yaşları olmalı” diyor.

Tıraş, çocuk sahibi olmayı ileri yaşlara erteleyenlerin bilmesi gerekenleri anlattı.

Adet döngüsünün devam etmesi, üreme potansiyelinin devamlılığı açısından önemli mi?
Adet döngüsü tam olarak kadının yumurta rezervinin olduğunu ya da yumurtladığını göstermez. Çünkü yumurtalar bittikten sonra da adetler devam ediyor, menopoz oluşmuyor. Bu, 2-3 yıl sürebiliyor. Bir de şöyle bir geçiş dönemi var: Adetler kısalmaya başlıyor ve döngü 23-25 günde tamamlanır hale geliyor. Bu, 35-45 güne kadar uzayabiliyor.

17-18 yaşında evlenen bir kadın, 18-42 yaş arasında 2-3 yılda bir hamile kalarak 12-13 çocuk doğurabilecek üreme sistemine sahip.

Yumurtlama olmadığının göstergesi nedir?
Eğer bir kadın 35 günün üzerinde adet görüyorsa artık o kadında yumurtlama olmuyor denebilir. 40’lı yaşlardan sonra 40 günde bir adet görüyorsa o kadında fazla yumurta kalmadığını söyleyebiliriz.

Test yapılması gerekiyor mu?
Yumurtalık rezervleri bakımından yaşı baz almıyoruz. 43 yaşından sonra gebelik oranlarında ciddi düşüş oluyor. Gebelik oranı yüzde 10, canlı doğum oranıysa yüzde 5 diyebiliriz. 37’den itibaren hastaların tüp bebeğe yönelmesi lazım. 37 yaşındaki kadının korunma lüksü yok.