İnce kaş devri kapandı nihayet ve kalın kaşlar geri döndü. Güzel kaş deyince benim aklıma Brooke Shields ve Audrey Hepburn geliyor. Ya sizin?

Kaşların, genel görünümümüz ve güzelliğimiz üzerinde doğrudan etkisi vardır. Şurası çok net ki; bir kadının kaşları güzel değilse ve yüzüne hiç yakışmıyorsa, hiçbir zaman bütünüyle güzel olamaz. Bu yorumun fazla sert olduğunu düşünüyorsanız, şöyle yapın: Gelmiş geçmiş en güzel kadınları gözünüzün önüne getirin. Kaşlarını hayal edin. Hangisinin kaşı çirkindi?

Evet, kaş deyip geçmemek lazım. Kaş, güzelliğimizde büyük role sahip. Ne yazık ki, birçok kadın zamanında moda diye kaşlarını incecik aldı. Ve maalesef incecik alınan kaşlar yerine gelmedi… Neyse ki bu ince kaş modası rafa kalktı da, kalın kaşlı, güzel kadınlar geri geldi. Geçmişe bakarsak, benim için kaşın tanrıçaları: Audrey Hepburn ve Brooke Shields’dir.

Brooke Shields’in cımbız eli değmemiş, doğal kaşlarına Mavi Göl filminde hayran olmuştuk. Muhteşem güzelliğine güzellik katıyordu o natürel kaşlar…

Audrey Hepburn’un kaşlarını ise fazla abartılı ve kalın bulanlar olsa da, Hepburn yüzüne çok yakışan bu kaşlarını hiçbir zaman inceltmedi.

Kült haline dönüşen Audrey Hepburn kaşlarının günümüz versiyonu-biraz daha ince versiyonuyla- Natalie Portman olabilir. Ne dersiniz?

Elbette kaş yüz şekline uygun olmalı. Herkesin kaşının kalınlığı, yüz şekliyle doğru orantılıdır. Kimine kalın değil, ince kaç yakışır ama doğal haliyle o şekildeyse. Yoksa Madonna gibi güzelim kaşlarını sonradan incecik yapmaktan bahsetmiyoruz.