Bir başkasının duygularını ve hislerini anlamak sağlıklı bir iletişimin olmazsa olmazlarının başında geliyor. Siz de karşınızdakini daha iyi anlamak istiyorsanız, bir de empati kurmayı deneyin. Ama nasıl?

Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlayabilme yetisi.

Bu yeti daha iki aylık bir bebekken oluşuyor. Büyürken de yakınlarımızın davranışlarını taklit ederek gelişiyor. Dolayısıyla, çevremizden gördüğümüz davranışların, iletişim kurma yetimiz üzerinde doğrudan etkisi bulunuyor. Her insanın kendine özgü bir bakış açısı, dünyayı algılama biçimi vardır. Dolayısıyla, bu da bazen konuştuğumuz kişiye karşı ön yargılı yaklaşmamıza ve iletişim eksikliğine neden olabiliyor.

Bunu önlenmek için empati kurmamız, yani karşımızdaki kişilerin duygularını da anlamamız şart. Ancak bunu başarabilmek için öncelikle üç koşulun oluşması gerekiyor: Kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakabiliyor olmak, karşımızdakilerin duygu ve düşüncelerini doğru olarak hissedebiliyor olmak ve karşımızdakini anladığımızı ona açıkça ifade edebiliyor olmak.

Empati, karşımızdaki insanın yaşadığı olayları yaşamayı değil, onları doğru anlayabilmeyi ifade eder. Bunu sağlamaksa hiç zor değil, işe öncelikle kendimizi tarayarak ve eğiterek başlamalıyız.

Empati yeteneğini sonradan kazanabilmenin yolları:

Açık uçlu sorular sormak…

Yöneltilen sorunun yanıtı, açıklama gerektiriyorsa, bu tür sorulara açık uçlu sorular denir. Örneğin “nasıl?” sözcüğünün bulunduğu cümleler, karşımızdaki kişiye karşılaştırma yapma ve zıtlıkları ortaya çıkarma olanağı verir, “niçin” sözcüğünün bulunduğu cümlelerse; olgu, olay ve nesnelerin nedenlerini bulmaya yardıma olur. Konuştuğumuz kişiye bu tarz sorular yönlendirerek, onların daha açıklayıcı konuşmalarını sağlayabilir ve bize açıklama yaparlarken göremedikleri noktaların farkında olmalarını sağlayabiliriz. Dolayısıyla daha kolay empati kurup karşımızdakini anlamamız kolaylaşır.