Belki de biz turizm profesyonelleri için en zor tercih, kendi yıllık izinlerimizde nereye gideceğimizdir. Elimizde yüzlerce seçenek olmakla birlikte, ailenize en güzel ve o an için en doğru tercihi vermek zorundasınız, zira bu sizin işiniz, yanlış yapamazsınız! Yurtdışı ağırlıklı iş yaptığımdan, dünyada en az 70-80 ülkede dostluk bazında sıkı fıkı olduğumuz arkadaşlarım, ülkelerinde tatilimi geçirsem uçak iner inmez kırmızı halı sereceklerdir neredeyse. Yılda hiç olmasa 7-8 ülkeden teklif etmeksizin davetler alırım, tabii bu kadar izne çıkma şansımız da olamadığından nazikçe geri çevirmek durumunda kalırım. Kazayla bir destinasyona gitme gafletinde bulunsam, diğer bir dostum bozuk atar, ben de davet ettim neden gelmedin de oraya gittin diye…

20 yıldır gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı Türk turizminde sektörün lider tur operatörlerinde çalıştım. Seyahat yazarlığı yanı sıra basın ve medya danışmanlığı görevlerini de yürüten bir profesyonel olarak, Alanya’dan Antalya, Kemer, Sarıgerme, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Ayvalık, Assos’tan İstanbul’a kadar Türkiye sahil şeridinde görmediğim kasaba kalmamıştır. Yüzlerce 5 yıldız otelde konaklama deneyimim var. Turizme başladığımda oda kahvaltı ve yarım pansiyon sistemleri hakim iken, sonrasında Herşey dahil sistemin çıkması otellerin yeme içme ve eğitimli personel konusunda ciddi sıkıntısı olmaya başladı. Yıllardır bir çok tesiste olması gerektiği kadar hizmet alınamadığına şahidim. Tatillerini genelde yurtdışında değerlendiren biri olarak, son 3 yıldır oğlumun dünyaya gelişi ile rotamızı mecburen yurtiçine çevirdik. Gittiğimiz tüm tesislerden mutsuz ayrıldık, ya yemekte sorun var ya eğitimsiz sağdan soldan toplama personel ya da temizlik konusu son derece zayıf tesislere rastladık, üstelik bunlar da çok ucuz tesisler değillerdi hani. Bu yıl da benim için çok özel olan Kemer bölgesini tercih ettik ve acaba nasıl bir hizmet alacağız diye endişelenerek, Limak Limra Hotel & Resort konusunda karar kıldık.