Ben yaptım; üşenmedim. Siz de yapın bakalım hoşlanmadığınız şeylerin listesini… Bakalım ortak paydalarımız var mıymış? İşte benim listem…

Hiç Hoşlanmıyorum:

Benim adıma karar verilmesinden,

Başkasının hatırı için bir şey yaptırılmak istenirken benim hatırımın hiçe sayılıyor olmasından,

Emrivakilerden,

Aptal yerine koyulmaya çalışmaktan,

“Beğendin mi?” diye sorulduğunda aslında soru soruluyor olmamasından, sorunun yanıtının tek şıklı ve önceden belirlenmiş bir şekilde “Evet” olmasından,

“Özü sözü bir olmayı” savunanların, ağzından çıkanı kulaklarının duymamasından,

Hatanın kendinde olduğunu bildiği halde laf karmaşasıyla karşısındakine üstün çıkmaya çalışanlardan,

Ben bir iş yaparken bana yardım etme bahanesiyle ensemde bitilmesinden,

Yağmurda zevk için insanları ıslatan şoförlerden,

“İstemiyorum” dediğimde istemediğimin anlaşılmamasından,

Yaşlılara, hamilelere yer vermemek için camdan dışarı bakan, bulutlu günlerde bile güneş gözlüğü takıp dinlediği müziği sonuna kadar açan saygısız “genç”lerden,

Verilen hediyeyi beğenmiş gibi yapmak zorunda olmaktan,

Verdiğim özel kararların sorgulanmasından, sebeplerini açıklamamın beklenmesinden,

Yolda hasbelkader denk geldiğin insanın mutlaka “Araşalım, çok özledim” yalanını söylemek zorunda hissedip hiçbir zaman görüşülmemesinden,

Adı üstünde “özel” hayatıma dair soru sorulmasından,

Isrardan… Abartılı ısrardan,

Laf olsun diye soru sorulmasından,

-mış gibi yaşayanlardan,

Başkalarının mutsuzluklarıyla mutlu olanlardan,

Telefon tacizinden,

Bir hediyeyi ayıp olur diye takmak/kullanmak zorunda kalmaktan, kullanmayınca suçlu duruma düşürülmekten, surat asılmasından,

Kendisi de hiç arayıp sormadığı halde ilk görüşmenizde senin onu arayıp sormamandan yakınan arkadaşın otomatikman vefalı biriymiş gibi görünmesinden,