Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer, zihinsel veya bedensel engelli çocuğa sahip annelerde, bedensel yakınmalar, depresyon ve anksiyete bozukluğu, alkol bağımlılığı gibi ruhsal bozuklukların daha sık görüldüğünü bildirdi.Özer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelliliğin, “Doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitliderecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine uyamama” olarak tanımlandığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, gelişmiş ülkelerde nüfusun yüzde 10’unun, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 12’sinin engellilerden oluştuğunu kaydeden Özer, “Buna göre dünyada yaklaşık 500 milyon engelli bulunmaktadır. Avrupa’da fiziksel ve zihinsel engelli sayısı 46 milyondur” dedi.Özer, Türkiye’de Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından 2002’de gerçekleştirilen Türkiye Engelliler Araştırması verilerine göre, engelli nüfusun toplam nüfusa oranının yüzde 12.29 olarak saptandığını bildirdi.

-“ENGELLİLERİN ANNELERİ DEPRESYONA DAHA YATKIN”-

Engelliliğin, sadece bu sorunu yaşayan kişiyi değil, ailesini ve yakın çevresini de ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkilediğine işaret eden Özer, “Araştırmalar, zihinsel veya bedensel engelli çocuğa sahip anne-babaların, özellikle annelerin, engelli çocuğa sahip olmayan anne-babalara göre daha çok stres altında olduklarını ve anksiyete düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Zihinsel veya bedensel engelli çocuğa sahip annelerde bedenselyakınmalar, depresyon ve anksiyete bozukluğu, alkol bağımlılığı gibi ruhsal bozukluklar daha sık görülmektedir” diye konuştu.Özer, engelliliğe neden olan genetik etkenler, akraba evliliği, gebelik sırasında yaşanan ilaç kullanımı, radyasyon, alkol ve madde kullanımı gibi sorunların tümünün önlenebilir olduğunu söyledi.