baş ağrısı



İnsanoğlunun acı ve ızdırap çektiğinin ifadesidir. İkisinde de ruhsal, bedensel ve sosyal süreçler iç içedir. Kısaca depresyon sinir sisteminin nezlesidir diyebiliriz fakat ruh hastalığı kesinlikle değildir.

Nasıl insanların diğer organlarında zaman zaman rahatsızlıklar meydana gelmesi herkes tarafından normal karşılanıyorsa insan anatomisinde var olan sinir sisteminin rahatsızlığı da herkes tarafından normal karşılanmalıdır. Bir örnek verecek olursak, soğuk bir havada ince kıyafetle dışarıya çıkan bir kişinin hasta olma riski nasıl yüksekse, sıkıntıya maruz kalan, stresli işlerde çalışan, aşırı üzülen ve aşırı sevinen insanların da depresyona girme olasılığı diğerlerine göre daha fazladır. Çünkü bu durumdaki insanların sinir sisteminin biyokimyası değişir ve diğer hastalıklar gibi muhakkak tedavi olmaları şarttır.

Çevremizde hiçbir şeyden zevk almayan, hareketleri yavaşlamış, hüzünlü ve üzüntülü, olaylara karşı aşırı tepki veren, aşırı uyuyan ya da uykusuzluk çeken insanlar çoktur. Bu tarz kişilerin içlerinde ilgi azalması ve yaşamlarından hoşnutsuzluk vardır.

İlgisi azalan kişi, kendisini sosyal ortamdan çekerek izole olur. Hasta artık normalde kolaylıkla yaptığı işleri zorlukla yapmaya başlar. Gece uyuyamadığı için gündüz uykuya olan eğilimi artacak, iştah azalması, kilo kaybı, dikkat ve hafıza azalması da başlayacaktır.

Depresyonda olan çoğu kişide çarpıntı, mide ağrısı gibi organik rahatsızlıklar da görüldüğü için depresyondakilerin hemen hemen hepsi ilk doktor olarak dâhiliyecileri, kardiyologları tercih ederler. İlgili hekimlere ise en son giderler. Oysa günümüzde insanlar doğru teşhis ve tedavi ile tüm bu sorulardan kurtulabilmektedir, dolayısıyla yaşam kaliteleri yükselmektedir.