Prof. Dr. Hilmi Apak, çocuklarda görülen büyüme ağrılarının dikkate alınması gerektiğini, ağrı yanında farklı şikayetlerin de olması halinde çocuğun lösemi gibi tehlikeli hastalıklar açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çocuklarda görülen büyüme ağrılarının annelerin en fazla şikayet ettiği konuların başında geldiğini açıklayan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hematoloji Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Apak, “Anneler, büyüme ağrısının fizyolojik bir olay olmasına rağmen ‘ağrıların altında önemli bir hastalık yatıyor mu?’ endişesi ile çok sık hekime başvuruyorlar. Çocuklar, doğdukları andan itibaren büyümeye başlar. Tamamen normal olan büyüme ağrılarından endişe etmeye gerek yok. Fakat ağrıların yanında ateş, şişlik, morluk, halsizlik, solukluk gibi farklı hastalık bulguları da varsa çocuk uzman bir hekime götürülerek, lösemi, kemik tümörleri gibi ağrıya da neden olabilecek diğer hastalıklarının olup olmadığı araştırılmalıdır” diye konuştu.

AĞRIYAN YERLERİ OVALATIRLAR

Çocuklarda ağrıların 3 yaşından itibaren 13-14 yaşlarına kadar sürebileceğini, ağrı yüzünden çocukların gece uykularından bile uyanabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Apak, “Bu ağrılar genellikle ayaklarda, dizin arkasındaki kaslarda, baldırlarda, uyluk kaslarında görülür. Ağrılar genellikle çift taraflı olarak görülür. Eklemlerde görülmez. Çocuk ağrıyan yerlerini sık sık annesine ovalatmak ister. Çünkü bir çocuğun oyun oynarken düşüp bir yerini çarptığında ağrısının olması başka bir durum. Dönem dönem ağrılarının olması da başka bir durum. Tehlikeli olan hastalıkların belirtilerini de içeren bu ağrıların neden olduğunun bulunması, ailelerin rahatlamasına neden olacaktır” ifadelerini kullandı.