Hamile kalmadan önce bile herkesin aklında bir fikir vardır. Hamile kalıp da 13-14.haftalara yaklaştıkça herkes sormaya başlar ‘kız mı erkek mi?’ diye. Cinsiyet belli olunca da ona göre isimler bulunur. Oyuncaklar, kıyafetler alınmaya başlanır. Anne adayına cinsiyetlerine göre bebeklerin özellikleri anlatılır. Hiç birimiz de çıkıp ‘size ne canım cinsiyetinden, neyse ne!’ demiyoruz. Açıkçası ben, demedim ama diyenler varmış. Çocuklarını herhangi bir cinsin kalıplaşmış özelliklerine bağlı kalmadan yetiştiren aileler varmış.

Ne zamandır takip ediyorum bu yeni akımı. Merak ediyorum, anlamaya çalışıyorum. Favori blogum Motherlode – Lisa Belkin de sık sık yer veriyor bu cinsiyetsiz çocuklara. Son günlerde dikkat çeken Kanada’lı bir aile var. Kathy Witterick ve David Stocker çifti evde doğan ve şu anda 6 aylık olan ‘Storm’ adını verdikleri üçüncü çocuklarının cinsiyetini kimseyle paylaşmıyor. Bebeklerinin kız mı yoksa erkek olarak mı doğduğunu kendilerinden başka doğuma giren iki ebe ve yakın bir dostları biliyormuş. Doğumdan sonra ise yakınlarına bir e-mail göndermişler:

“Storm’un cinsiyetini paylaşmamaya karar verdik. Bunu ona seçim hakkı vermek ve özgür olmasını sağlamak için yapıyoruz.”

Storm’u ve ailesini merak edenler için diğer fotoğrafları burada bulabilirsiniz.

Yani bebeklerine kimse kadın veya erkek olmanın kurallarını öğretmeye kalkmayacak. Renkler, oyuncaklar cinsiyet ayrımına tabi tutulmayacak. Çift çocuklarını bu şekilde yetiştirerek onu, toplumun cinisyetlere yükledikleri sorumluluklardan arındıracaklarına inanıyorlar.