Erginlik, yeni doğum yapmış her kadının sorunudur. Yeni anne ayları psikolojilerindeki bozulmadan rahatsız olsalar da, çoğunlukla önüne geçmekte zorlanırlar. Doğum yaptıktan sonra nelerin çoğu psikolojik bir çöküntü yaşayabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nden Yrd. Doç. Dr. Berfu Günel Akbaş, bu durumun insanların 70’inde görüldüğüne dikkat iyor. Akbaş, “Annelik hüznü doğumun ilk günlerinde ortaya çıkar. Kolay ağlama, uykusuzluk, evhamlar, neşe, öfke gibi belirtileri olur. Annelik hüznü iğimiz durum bir ayı geçerse doğum sonrası depresyon adını alır.

Bu daha ciddi bir durumdur, çünkü doğum sonrası depresyonun tedavi edilmemesi intihar riskini yükseltir. Bir de doğum sonrası psikoz dediğimiz durum vardır. Orada da kişinin gerçeklikle ilgisi kopar, kim halüsinasyonlar görür,  büyük çoğunluğu hastalıklı olduğunu, ya da peygamberolduğunu düşünebilir” diyor.

Doğumdan sonra psikiyatrik bozukluğun tedavisinde sabır çok önemli. Akbaş, bu konuda da şunları söylüyor: “Anne erken dönemde bize geldiyse ‘Yaşadıklarınız normal, sabretmeniz lazım. Yeni bir sürece başladınız, vücudunuz birtakım değişikliklere maruz kaldı, biraz bekleyeceğiz’ diye rahatlatmaya çalışıyoruz. Ailenin desteği bu noktada çok önemlidir. Kültürel olarak da bizim geleneğimizde olan ‘lohusalık’ dönemi aslında kadını çok rahatlatan bir süreçtir.

Yani biz kültürel olarak da doğum sonrasında kadınlar için hazırlık yapıyoruz. Çünkü doğum sonrası yalnız kalmak, tecrit edilmek kadını çok olumsuz etkiliyor. Kadın o dönemde bebeğine bakamayacağı, annelik yapamayacağı endişesine kapılıyor. Daha da ileri durumlarda uykusu bozuluyor, yemiyor, içmiyor.” Bu belirtiler varsa hemen ilaç tedavisine başladıklarını söyleyen Berfu Günel Akbaş, “Tedavi edilmezse daha kalıcı oluyor ve uzun süreli tedaviye gerek duyulabiliyor.