Capoeira’yı son zamanlarda her yerde gördünüz, ne olduğunu bilmeseniz de. Geçen sene, dans gibi olan Brezilya savaşçı sanatı Ocean’s Twelve, Meet the Fockers ve CatWoman (Catwoman için çalışırken, Halle Berry bu sporun resmi olmayan ünlü elçisi olmuştu) gibi filmlerde gösterilmişti. Sıcak havalarda dünya çapında umumi parklarda ve plazalarda capoeira oyuncularını şarkı söylerken, alkışlarken ve toplanan bir kalabalığa gösteriş yaparken bulabilirsiniz. Onların enerjileri bulaşıcıdır.

400 seneyi aşkın süre önce köleler tarafından icat edilmiş olan capoeira tipik savaşçı sanatı olmaktan çok uzak. İki oyuncu birbirine bakıyor, diğer oyuncular tarafından bir halka(roda) içine alınmışlar ve müzisyenler geleneksel soru-cevap şarkılarını söylüyorlar. Oyuncular tekme atıyor, takla atıyor, yere çömeliyor ve karşıtını yenmek için havada uçuyor ve zayıflığını ona aslında temasta bulunmadan gösteriyor. Yavaşla hızlı arasında değişen ritimle sallanıyorlar ve nadiren bir kazanan ve kaybeden oluyor. Belki diğer oyuncuya çelme takacaklar veya midelerine bir tekme savuracaklar ama bu anları kahkahalar ve el sıkışmalar izliyor. Sert vücutlu genç adamlar ve kadınların havada takla atmasını, dönmesini ve bir yıldırım tekmeden sonra bir tane daha atmasını seyrettikten sonra ortalama bir insanın buna katılmayı düşünmesi biraz zor.

“İnsanlar capoeira’yı seyretmeyi çok seviyor, ama çok dinamik olduğu için gözleri korkuyor.”diyor edna Lima, 30 senedir antrenman yapan ve öğreten bir capoeira mestranda(ustası). New York Spor Kulübü’nde değişmiş capoeira çalışması öğretiyor(ve Bally’S ve ülke çapında diğer spor salonlarında bunun türünde programlar) bu spordan korkutucu unsurları çıkarıyor. Bu sürüm gerekli kardio ve güç egzersizlerinin çoğunu veriyor ama savaşın hiçbirini gerektirmiyor.