Burun estetiği ameliyatlarında cerrahları en çok zorlayan aşamalardan biri, kemiklerin şekillendirilmesidir. Bu aşamada kontrolün sağlanması klasik kemik kesme yöntemleri ile çok zordur ve başarılı bir burun estetiğinin olmazsa olmazıdır. ‘Osteotomi’ denilen kemiklerin kesilmesi işlemi için günümüzde pek çok farklı yöntem kullanılmaktadır. Sıklıkla kullanılan yöntemler burun kemiklerinin çekiç ve keski ile kesilmesi, motor sistemleri ile kesilmesidir. Günümüzde bu işlem için hala klasik yöntemler olan osteotom (keski) ve çekiç kullanılması ile burun kemiklerinin kırılması çokça tercih edilen bir yöntemdir. Osteotomi için artık çok daha zarif ve ince yeni bir yöntem var. Bu yöntemin ismi ultrasonik kemik kesme ve şekillendirme yöntemi. Yani: Ultrasonik Rinoplasti.Türkiye’de ilk defa kullanan Op.Dr. Emre İlhan operasyonun faydalarını anlattı.

Şişlik morluk olmadan burun estetiği
Osteotomi (kemik kesme ve kırma) hastanın ameliyat sonrasında yüzünde oluşan şişlik ve morlukların en büyük sebebidir. Şişlik ve morlukların oluşma sebebi burun kemikleri kesilirken bu bölgedeki damarlarda zedelenme olması ve doku içine bu damarlarda olan kanamalardır. Ultrasonik Rinoplasti sayesinde ameliyat sırasında kemikler görerek ve milimetrik olarak ölçülerek çok zarif ve kontrollü bir şekilde kesilebiliyor. Bu yöntem burun kemiklerinin yüzle birleştiği bölgedeki damar yapılarına hiç zarar vermediği için bu yöntemi uyguladığımız hastalarda morarmanın neredeyse hiç olmadığını ve göz çevresinde sadece hafif bir sararma olduğunu gözlemliyoruz. Bugüne kadar binlerce ameliyat yapmış bir burun uzmanı olarak şunu söyleyebilirim ki hastalarımızın burun estetiği ameliyatları ile ilgili en çok korktukları şey şişlik ve morluklardır. Yüzdeki bu morluklar hastanın iyileşme sürecini uzatarak sosyal yaşama erken dönmesini engeller. Ultrasonik rinoplastide ise bu aşama kullandığımız ultrasonic aletler sayesinde hasta için son derece konforlu geçmektedir. Bu teknikle ameliyat ettiğimiz hastalarda morarmanın hiç olmadığını, renk değişiminin ve şişliklerin en aza indiğini gördük.