Erkeklerin büyük kısmı güzel ve anaç kadınları eş olarak tercih ederken zeki, tuttuğunu koparan kadınlara da kendini beğendirme ihtiyacı duyuyor.

Her erkeğin mutlaka eşini aldatacağı yönündeki görüş yanlış. Ancak aldatma söz konusu olduğunda akla ilk erkekler geliyor. Danışman Psikolojik Hizmetler Merkezi’nden Uzman Psikolog Alanur Özalp, her erkeğin eşini mutlaka aldatacağı gibi bir görüşün yanlış olduğunu belirtiyor. Özalp, “Ama toplumsal inanç olarak günümüzde hem erkekler, hem de kadınlar erkeklerin daha fazla aldattığı konusunda hemfikirdirler.” diyor. Bu fikrin gerçekle ters düşmediğini de dile getiren Özalp, bu durumun toplumsal dayanağını, toplumsal değer yargıları, erkeğe aldatma eyleminde tolerans verici durumdadır, şeklinde açıklıyor.

Aldatma hikayesi

Aldatmanın erkekler için bir sosyal statü göstergesi haline geldiğini savunan Özalp, “Erkekler kendi aralarında konuşurken, eşlerini ya da sevgililerini hiç aldatmamış olsalar bile sosyal statülerini yükseltebilmek için hayali aldatma hikayelerini birbirlerine anlatırlar. Erkeğin aldatma hikayesi ne kadar çoksa o kişinin o grubun içinde statüsü daha fazla oluyor ve en çok sözü dinlenilen, onaylanan ve aynı zamanda ne derse yapılan kişi haline geliyor” diyor. Bunun erkek egemen toplumun bir sonucu olduğuna dikkat çeken Özalp, aldatan erkeğin daha zeki, daha erkek gibi kabul gördüğünü dile getiriyor.

Zor kadını seviyorlar

Erkeklerin evlenirken anaç ve güzel kadınları kendilerine eş olarak seçtiğini dile getiren Özalp, ancak sevgili seçiminde veya eşini aldatırken tercihlerinin değiştiğini öne sürüyor: “Erkekler anaç, güzel, seksapeli olan kadınlarla evleniyorlar. Aldattıkları zamanda ise işte başarılı, zeki, tuttuğunu kopartan, daha hırslı olan kadınları kendilerine aşık etmek ya da kendilerini ona beğendirmek istiyorlar. Bunu yapınca kendi gözlerinde yüksek statüye geçmiş oluyorlar.