Tüp bebek tüp bebek tedavisi tüp bebek tedavisinde ebeveynin psikolojisi ebeveyn psikolojisi


Tüm toplumlarda üreme çağındaki bireylerde doğal yollarla çocuk sahibi olamama oranları yaklaşık % 15-20 düzeyindedir. Son yıllarda gelişen üreme sağlığı teknikleriyle çocuk sahibi olamayan pek çok çift çocuk sahibi olmaktadır. Bazen tedavi süreci uzun sürer, masraflı olabilir, pek çok kez başarısızlıkla sonuçlanabilir. Çocuk sahibi olma arzusuyla geçen uzun yılların ardından gelen bu tedavi süreci de bazen yıpratıcı olabilir. Öte yandan, uygulanan yönteme bağlı olarak çoğul gebelik (ikiz, üçüz vb.) görülme oranları da oldukça artmıştır.

Bu süreçteki stres etkenlerine bir de çoğul gebeliğin riskleri eklenebilir. Tüm bebekler çok değerli olsa da çok büyük zorluklarla elde edilen bebek “kıymetli bir bebektir”. Bu bebeğin kıymeti arttıkça onun üstüne yapılan duygusal yatırım da artar. Bu duygusal yatırım yüksek beklentileri de beraberinde getirebilir. Yüksek beklentiler de her zaman daha yüksek bir hayal kırıklığı riskiyle beraber gelir.

Doğal olmayan yollarla bebek sahibi olmanın psikolojik etkilerini araştıran çalışmalar vardır. Çocuk sahibi olmanın gerçekleşmemesine neden olan eş, diğer eş karşısında yetersizlik duygusu yaşayabilir. (Sutcliffe ve ark., 2004) Çocuğu kaybetme riskinin yüksekliği ve çocuk sahibi olma girişimleri sırasında eskiden yaşanmış pek çok olumsuz deneyim ebeveynin çocuğa bağlanmasını güçleştirebilir. (Pullan-Watkins, 1987) Bu ebeveynlerde görülen aşırı koruyuculuk ve çocuğun özerkliğini ihmal etme nedeniyle bebeklerde güvensiz bağlanma daha sık görülebilir. (Colpin ve ark., 1995) Ancak tüm bu öngörülere karşın suni döllenmeyle bebek sahibi olmanın erken yaşlarda psikolojik sorun gelişimi riskini istatiksel olarak anlamlı düzeyde artırmadığı görülmüştür. (Sutcliffe ve ark., 2004)