Her şey normal. İlk iki ay gebe kalınamadığında panik başlıyor. Eyvah, çocuğum olmuyor! Niye gebe kalamıyorum? Bu endişeler taşıyan anne adaylarına Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Filiz Tosun Çataklı, önerilerde bulundu.

“Eyvah yoksa çocuğum olmayacak mı? Bir ay daha bekliyeyim sonra yumurta takibimi yaptırsam! Tam da gününde ilişkiye giriyoruz, cep telefonuma yüklediğim programa göre, yumurta çatlama günümü geçirmeden ilişkiye giriyoruz… Offff, niye olmuyor. Yok yok öyle 6 ay 1 yıl falan bekleyemem, en iyisi yumurtalama takibi yaptırmak, gelecek ay başlıyorum.”

“Yumurtlama takibi de yaptırdım, çatlama iğnesi verildi, tam 36-38. saatte ilişkiye de girdik yine olmadı… Acaba başka bir problem mi var? Bir ay daha deneyelim.”

“Dört ay geçti hala gebe kalamıyorum. Yok yok olmayacak bu iş en iyisi aşılama yaptırmak, yoksa direkt tüp bebek mi yaptırsak acaba…

Her ay hüsrana uğramak istemiyorum. Bu iş bir an önce hallolmalı, bu stres beni öldürüyor.”

Eyvah, çocuğum olmuyor

Doktorun önerisiyle ilk aşılama yapılır. 2-3 hafta sonra kadın adet görür. Hayal kırıklığı ‘yine olmadı salya sümük ağlamalar… Doktora gidilir. Doktor, zaten aşılamanın çok başarı sağlayan bir işlem olmadığını, bir kadının bir ayda gebe kalma şansının % 15 olduğunu ve aşılama ile bu oran yüzde 25 en fazla yüzde 30’lara çıkarılabildiğini söyler. Moral bozulmaya devam eder. Yapacak başka bir şey yok, aşılamalara devam.. İkinci ay da yumurta takibi, her gidişte yumurtaların eni boyu ölçülür, her şey güzel. Yumurta 20 mm oldu, rahim duvarı güzel kalınlaşıyor, çatlatma iğnesi yapıldı. Tam zamanında şehrin en iyi hastanelerinden biri, en iyi laboratuvarlarda hazırlanan spermler içeriye verildi. Evet artık bu sefer olması lazım ve yine adet görülür, yine düş kırıklığı… En baştan beri internette takip edilen yazılar, sosyal proje adı altında kurulan kadınların dertlerini, yiten umutlarını paylaştıkları sitelerde gezinmeler. Acaba doktorlar dışında alternatif yöntemlerden fayda görür müyüm? Aktarlardan alınan otlar, çeşitli besinler, özel hazırlatılan sıvılar, yiyecekler, akupunktur, nefes egzersizleri. Oradan oraya koşturmalar. Üçüncü aşılamaya geçsek mi yoksa direkt tüp bebek mi yaptırsak? Hem zaman hem de çok para gidiyor bu işe… Bu doktor da iyi değil, sanki başka doktora mı gitsek. Akraba arkadaşlardan tavsiyeler, öneriler… Başka doktor arayışları. Umut dolu gözlerle gidilen doktorlara bir süre sonra bakışların yerini sinirli, yargılayıcı, değerlendirici, şüpheli gözler alır. Doktoru baştan aşağı süzer. Her mimik, hareket ve konuşmalarından onu değerlendirmeye çalışır. Yaaa bu doktora ısınamadım. Ha tamam bu doktor iyi, beni çok rahatlattı. Sonra tekrar bazı şüpheler. Yine başarısız bir tedavi, yine hayatı zindan etmeler.