Evlat edinilen çocukların duygusal yaşantılarına baktığımızda nelerle karşılaşırız? Bu çocuklarda genel olarak gözlenen bazı özellikler vardır. Onları şu şekilde sıralamak mümkün:

Her an terk edilme korkusu. Çocuk, hayatında bir kez, hem de anne-babası tarafından terkedilmiştir, ona göre bunun bir daha gerçekleşmemesi için hiçbir neden yoktur. Bu nedenle de, çocuk ailenin tavırlarını yakından incelemeye ve durup dururken şüpheler üretmeye başlayabilir. Bu aile için zor bir durumdur. Çocuğun habersiz yaptığı mini sınavlara karşı hazırlıklı olmak, tuzaklara düşmemek önemlidir. Çocuk, ara sıra anne-babasının sabrını denemek ister, hırçınlaşabilir. Tüm bunlara rağmen hala sevildiğini ve istendiğini görmek çocuğu rahatlatır.

Her an yeni aileden de ayrılmak gerektiği korkusu. Çocuklar, özellikle daha ileri yaşlarda evlat edinildiklerinde, hayatta kalıcı bağlar oluşturmanın olanaksız olduğuna daha fazla inanmaya başlamışlardır. Bu nedenle de, yaşamın yine kendilerine bir oyun oynayacağına ve bir süre sonra bu aileden de ayrılmaları gerekeceğine inanma eğilimleri oldukça yüksektir. Evlat edinen ailelerin aşmaları gereken çok önemli görevlerden biri de çocuğun güven duygusunu sürekli taze tutmaktır. Bu kimi zaman çok zorlu sınavlardan geçmek anlamına da gelir.

Aşırı uyumlu olma çabası. Evlat edinilmiş kimi çocuklar da, aşırı uyumlu davranmaya, ortam kendilerinden ne bekliyorsa harfiyen bunu yerine getirmeye çalışırlar. Bu çocuklar için bulundukları ortamı kaybetme korkusu o kadar güçlüdür ki, gerçek duygu ve düşüncelerini saklayıp sadece olması gerekenlere odaklanırlar; hata yapmaktan çok korkarlar.