İnsanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığının temeli anne karnında atılıyor. Anne adaylarının olabildiğince stresten uzak, huzurlu ve kendileri ile barışık bir hamilelik geçirmeleri bu açıdan çok önemli.

Meditasyonun, hamilelerin hem kendileri hem de bebeklerinin bütünsel sağlığında olumlu etki yaptığını belirten Meditasyon Eğitmeni Ebru Şinik, Harvard, Yale, Massachusetts üniversiteleri gibi uluslararası bilim otoriteleri tarafından da meditasyonun bu faydalarının kanıtlandığını söylüyor.

Anne adayının hamilelik döneminde yaşadığı stresin, ses tonuna bile yansıdığını; fetusun, anne sesinin melodisi, ritmi ve frekansından annenin ruhsal durumunu algılayarak, anne ve dış dünya ile iletişime geçip geçmeme kararı verdiğini söyleyen Şinik, “Annenin sesi yumuşak, rahat ve ahenkli olduğunda fetus bu huzur sinyallerini alarak anneye ve dış dünyaya severek ve güvenle yönelerek gelişimini en sağlıklı şekilde tamamlıyor” diyor.

Strese girilen her an, kalp atışlarının hızlanması, kan basıncının yükselmesi, artan terleme gibi sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve psikolojik sağlığı zayıflatan pek çok fizyolojik olayla hamilelik döneminde çok fazla karşılaşıldığına dikkat çeken Şinik, yaşanan tüm olumsuzluklara karşı düzenli meditasyon yapmanın çok yararlı olduğu görüşünde.

DİNGİN FARKINDALIK STRES KONTROLÜ SAĞLIYOR

Şinik, meditasyon esnasında gelişen ‘dingin farkındalık’ olarak nitelendirilen bu sükûnet halinin zamanla günlük hayatta da sürdüğünü ve strese girilebilecek muhtemel olaylar karşısında anne adayının daha sakin kalarak zihnini kontrol edebildiğini ve stresi yönetebildiğini vurguluyor.