Gebelikte enerji ihtiyacı, ilerleyen gebelik haftalarına paralel olarak yavaş yavaş artar. Bu nedenle yağ alımına özellikle dikkat etmek gerekir. Fazla yağ aşırı kilo artışına yol açarak kalp ve dolaşım sistemi için risk oluşturur. Gebelik sırasında bu konuya dikkat etmemiş olan kadınlar, doğumdan sonra gebelikten önceki kilolarına inmek konusunda ciddi sıkıntı yaşarlar. Bu konuda tek tehlike tereyağı, margarin ve sıvı yağlar gibi gözle görülen yağlar değildir. Esas tehlikeli olanlar pasta, börek, çörek, çeşitli hamur işi ve çikolatadaki gizli yağlardır. Enerji gereksiniminin öncelikle patates, meyve, kepek ekmeği, çavdar ekmeği, müsli, pirinç gibi karbonhidratlardan karşılanması uygun olur. Rafine şekerden yapılmış saf tatlıları özellikle diş çürüklerine de yol açtığı için tüketmemek gerekir. Gebelik sırasında dişler gebeliğin yüksek hormonal ortamının diş etlerinde yaptığı değişiklikler nedeniyle tehdit altındadır. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra bir bardak suya bir çay kaşığı tuz ve 7-8 damla limon sıkarak hazırlanan sıvı ile gargara yapılması faydalıdır. Bu uygulama dişetlerindeki şişmeyi azaltır. Taze sebze, baklagiller ve salata çeşitleri yüksek lif oranları sayesinde gebelik sırasında daha da artan bağırsak tembelliğine karşı etkin bir önlem oluşturur. Gebelik sırasında herkes için geçerli bir ideal kilo yoktur. Gebelikte almanız uygun olan azami kilo Vücut Kitle İndeksinize göre hesaplanır. Normal vücut kitle indeksine sahip kadınların gebeliğin ilk üç ayında kilo almaması, ikinci üç ayda 3-4 kg alması ve son üç ayda ise 6-8 kg alması doğru beslendiğinin göstergesidir. Vücut Kitle İndeksi gebelikten önce normalden az olan kadınlar daha fazla, gebelikten önce normalden fazla olanlar ise daha az kilo almalıdırlar.