lohusalık hüznü



Doğum yapıldıktan sonraki 6 hafta boyunca sürdüğü kabul edilen lohusalık dönemi boyunca kadınlarda endişe, uykusuzluk, yorgunluk, sinirlilik, ağlama isteği ve mutsuzluk gibi durumlar görülebilir. Doğumdan sonra yaşanan bu lohusalık hüznü normaldir ve genelde 1-2 hafta içerisinde ortadan kaybolur. Durumun doğum sonrası depresyonu ile karıştırılmaması gerekir. Lohusalık depresyonu olarak da anılan bu problem doğum yapmış kadınların % 10 kadar bir kısmında görünür, 1 aydan fazla sürer ve ortadan kalkması için bir uzmandan yardım alınması gerekir. Kadında doğumla beraber ani hormonal değişiklikler oluşması, doğum süreci ve bebeğe dair endişeler lohusalık hüznü durumunun sebepleri arasında sayılabilir. Kadınlar arasında sıklıkla görülen bu durum normal kabul edilir. Annelik rolü insana yeni ve ciddi sorumluluklar yükler, bu dönemdeki kısa süreli endişeler bunun bilincine varma ve yaşamın bu yönde değişecek olmasıyla ilgili olağan kaygılar duyma olarak yorumlanır.

Hayat bundan böyle eskisi gibi olmayacaktır ve bununla ilgili bazı sıkıntılar duyulması normaldir. Kadınların % 85’i bu doğum sonrası melankolisi halini yaşar. Lohusalık hüznünün tedavi edilmesi gerekmez, kendiliğinden geçen bir süreçtir. Bu süreçte annenin dinlendirilmesi, kendisine bebek bakımı konusunda yardımcı olunması ve anlayış gösterilmesi gerekir. Gerçek bir duygulanım bozukluğu değil doğum olayının normal bir parçası sayılan lohusalık hüznü 1 aydan fazla sürerse, anne bebeğe karşı sorumluluklarını yerine getirmiyorsa, sürekli mutsuz ve umutsuzsa, enerjisi düşükse ve her şeyi anlamsız buluyorsa sorun doğum sonrası depresyonu olabilir. Bunlara öfke nöbetleri ve bebeğin anne tarafından hırpalanması da eşlik edebilir. Bu durum kesinlikle hafife alınmamalı, mutlaka bir uzman hekimle görüşülüp tedavi edilmesi yoluna gidilmelidir.