Pek çok çift için hamilelik ve doğum sonrasında cinsel yaşama geri dönmek kolay olmuyor. Cinsel isteksizlik, kuruluk, cinsel ağrı gibi şikayetler çiftleri cinsellikten soğutuyor. Alabileceğiniz bazı önlemlerle bu sürece daha kolay uyum sağlayabilirsiniz.

Hormonlar Değişir

Doğum sonrası cinsel hayat açısından pek çok biyolojik, psikolojik ve sosyal değişimi beraberinde getiriyor. Doğum sonrası kadınları bekleyen ciddi bir hormon değişimi var. Emzirme hormonlarının aktive olmasıyla kadınlarda seks hormonları baskılanıyor. Bu durum isteksizlik, uyarılma güçlüğü, kuruluk gibi şikayetlere yol açabiliyor.

Son dönemde Avustralya’da yapılan bir çalışmada doğum sonrası ilk cinsel birlikteliğin 10 kadından 9’u için ağrılı geçtiği ve bu kadınların %25’inin 18 ay sonra bile cinsel ağrı hissettiği gösterildi. Cinsel ağrı çok yaygın bir sorun ve cinsellikten soğuma yarattığı, cinsel keyif ve tatmini azalttığı için de çok önemli bir problem.

Psikolojik ve Sosyal Adaptasyon Çok Önemli

Biyolojik açıdan hormon değişimi dışında çiftleri en çok etkileyen sorun hayat değişimi. Bebek bakımıyla ilgili yorgunluk, uykusuzluk, halsizlik, vakitsizlik gibi sıkıntılar cinselliğin ilişkideki yerini değiştiriyor.

Çoğu çift hamilelik ve loğusalıkla cinselliğe belli bir süre ara verdiğinden doğum sonrası ilk sekste heyecanla birlikte performans endişesi yaşayabiliyor. Özellikle kadınlar için meme hassasiyeti, doğum yaralarının iyileşme süreci, vücut imajı gibi faktörler endişe sebepleri olabiliyor.

“Ses gider” endişesi de çok yaygın.

Çift seksüel çekimi, erotizmi, duygusal yakınlığı, ten temasını sağlamada tereddüt yaşayabiliyor. Kadınlarda loğusalıkla birlikte duygu durum değişimleri depresyona kadar ilerleyebiliyor.