Lohusa dönemi doğum sonrası anne psikolojisi lohusa döneminde anne psikolojisi doğum sonrası başarısızlık hissi doğum sonrası kendini başarısız hissetme lohusa döneminde başarısızlık hissi


Dokuz aydır doğumumun nasıl olacağını hayal ettim, doğal sevgi dolu ve huzurlu. Ama hiç de böyle olmadı. İçimdeki hayal kırıklığı ve başarısızlık hissi o kadar büyük ki, iki gün önce oğlum doğduğundan beri sürekli ağlayıp duruyorum.

Bir yüz yıl önce, tüm doğumların “doğal” olduğu dönemlerde, kadınlar için doğumdan sağ çıkmak bile başlı başına minnet duyacakları bir olaydı. Zaman içinde birçok kadın, iyi bir fiziksel sonucun yanı sıra, birtakım duygusal ödüller de bekler, hatta talep eder duruma geldi. Sonunda beklentiler cevapsız kaldığında, başarısızlık hissi ve hayal kırıklığı yaşanır oldu.

Sorunun bir bölümü, sonuçtan çok “tecrübenin” altını çizmekle, çiftleri doğum olayına gerçekçi bir yaklaşımdan uzak bir şekilde hazırlayan, kitaplar ve kurslardan kaynaklanmaktadır. Doğum eğitimi, bebek bekleyen çiftlerin hamilelik ve doğum olaylarıyla başedebilmeleri konusunda oldukça yardımcı olsa da, zaman zaman doğumun geçer veya geçmez şeklinde not alınan bir test gibi algılanmasına yol açabilmektedir. Ve sonra, hamilelik, filmlerde görülüp kitaplarda okunduğu gibi muhteşem bir sonla noktalanmadığı zaman yirmi saat süren sonuçsuz çabalardan sonra kasılmaları güçlendirmek üzere oksitosin takılmasını kabul ettiklerinde, doğum sırasında büyük bir olgunluk ve huzur içinde nefes alıp vennek yerine canları çıkarcasına bağırmak zorunda kaldıklarında, ümitlerinin yanı sıra vücutları da epizyotomi veya sezaryen sırasında neşterin ihlaline kurban gittiğinde bu kadınlar (ve sıklıkla kocaları da) başarısız olduklarını düşünürler.