Hamilelik sırasında ortaya çıkan uyku bozukluklarını, kendine bakamamayı, anksiyete ve depresif durumları ciddiye almak gerekir.

Hamilelik dönemi aileler için önemli bir dönem. Bu sırada evlerde bazı olağanüstülüklere tanık olunur. Heyecanla birlikte giden telaş ve bazı kaygılara da rastlanır. Zihinlerde cevabını arayan onlarca soru uçuşup durur. Bu soruları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan’a sorduk.

-Hamilelik sorunları ne zaman başlar?
Hamilelik süreci üçer aylık periyotlar halinde ele alınıyor. Bunlar “trimester” olarak isimlendiriliyor. Hamilelikle ilgili sorunlar, tıbbi anlamda ilk trimesterda başlıyor. Psikiyatrik bulgular da aynı döneme denk düşüyor.

-Hamilelik öncesinde yaşanan sorunların nedenleri nelerdir?
İlk çocuk için ve diğer çocuklar için genelde farklı sorunlar yaşanıyor. İlk çocuk söz konusu ise çocuğum olacak mı? sorusu problematik görünüyor. İkincisinde ise, eğer ilk çocuk kız ise, bu kez de kız mı olacak? Erkek mi? sorusunun sosyo-kültürel düzeyi düşük kesimde önemli bir mesele olduğunu görüyoruz.

– Hamilelik sorunlarının yaşanması bakımından erken gebelik ile geç yaşta oluşan hamilelik arasında ne gibi farklar vardır?
Erken gebelikte psikiyatrik sorunlara daha sık rastlanıyor. Özellikle de depresyona. Geç gebelik de ise obsesif nitelikte çocuğun sağlığı ile ilgili kaygılar ön plana çıkıyor.

– Uzun süre gebe kalamamış anne adaylarının hamilelikleri daha sorunlu oluyor mu?
O tür hamilelerde de obsesif özelliklere daha sık rastlıyoruz. Tabi, hamilelik için bir takım travmitize edici tıbbi girişimlere maruz kalmışlarsa post travmatik stres bozuklukları da ortaya çıkabiliyor.