AcupuctureCecilie 161

akupunktur ve hamilelik, akupunktur


Bir kadının ömründe yaşadığı en özel, en güzel, en zorlu ve belki de en kutsal dönemi hamilelik. Bu dönemdeki kadın, birtakım zorluklarla karşılaşıyor. Sabahları bulantı, kusma, migren, sırt, bel ağrılarına, kabızlıktan, ruhsal dalgalanmalara varıncaya kadar çeşitli olumsuz durumlar oluşabiliyor. Elbette bu gibi durumlarda ilaç kullanmadan idare edebilmek en ideali. Çünkü ilaçlar teratojenik etkileri dolayısıyla, fetusa (anne karnındaki yavru) zarar vererek kusurlu organ oluşumuna sebebiyet veriyor. Fakat çaresiz kalındığında ilaç kaçınılmaz olabilir. İşte tam bu noktada akupunktur devreye giriyor. Akupunktur ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Hikmet Gülaçtı şöyle diyor:

“Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; akupunkturla bütün olumsuzlukları ve rahatsızlıkları iyileştirilebilmektedir. Böylece anne adayı doğacak bebeğine zarar vermeden akupunktur tedavisi yaptırarak bu dönemdeki mevcut sıkıntılarından kurtuluyor.”

Akupunktur uygulaması sadece hamilelikle sınırlı kalmıyor, doğum sonrası verilmesi
gereken kiloların kaybı sırasında etkilerini gösteriyor. Yeni anne hamilelik sırasında aldığı kilolar yüzünden deforme olmuş vücudunu eski haline rahatlıkla dönebiliyor. Akupunktur ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Hikmet Gülaçtı şunları söylüyor:

“Zayıflama periyodu emzirme döneminin başında olabildiği gibi sonunda da başlayabilir. Yapılması gereken eksik beslenme değil, doğru, kaliteli, besin değeri yüksek, fakat enerji-kalori değeri düşük beslenmektir. Akupunkturla desteklenen iyi düzenlenmiş bir beslenme planı ile süt üretimi engellenmeden, kısıtlanmadan alınmış kilolardan kurtulma şansı yüksek. Akupunktur hem vücut sistemlerini normale döndürürken (ki asıl görevi budur), hem de açlık ve iştah duygularını kontrol ediyor. Üretimini sağladığı mutluluk hormonu sayesinde de annenin ruhsal durumunu iyileştiriyor.”