Özgü Namal hipnozla hazırlandığı ilk doğumunu evde, ebeyle birlikte gerçekleştirdi. Bir yandan sezaryenin önlenemeyen yükselişi sürerken, diğer yandan Namal gibi pekçok gebe ‘normal doğum’u korkusuz ve ağrısız yapmanın yollarını arıyor. Hipnoz da son yılların gözde seçeneklerinden biri.

Hipnozla doğum eğitimlerini veren kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Ayşe Duman, hipnozlarla kadınlardaki doğum süreciyle ilgili korku, panik, ağrı ve acıdan oluşan negatif algıları değiştirdiklerini söyledi. Hipnozla doğuma hazırlarken aslında gerçek ve doğru telkini verdiklerini belirten Dr. Duman, “Kadınlar doğumlarını anlatırken ağrılar, acılardan bahsediyor. Filmlerde ağrılı doğum sahneleri yer alıyor. Kızlar bu hikayelerle büyüyor, bilinç altlarına doğum eşittir ağrı, acı sıkıntı şeklinde yerleşiyor. Doğuma gergin girenlerin de doğum kanalı daralıyor, geriliyor, buradan çocuk çıkmaya çalışırken gerçek ağrılar oluşuyor. Gerçekte her şey yolunda gittiği sürece doğum ağrılı bir süreç değil.

Anne adayı, eğitim sürecinde aldığı pozitif mesaj ve telkinlerle doğumu daha rahat gerçekleştiriyor. Bazı kadınlara tek seans yeterken, bazılarında 3-4 seans uyguluyoruz. Ayrıca ihtiyaç halinde kendine otohipnoz yapma tekniği de öğretiyoruz” dedi.

JİNEKOLOJİ DERNEĞİ TEMKİNLİ

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, konservatif tıpla ilgili bir dernek olarak ağrısız doğumdan, epidural anesteziyi anladıklarını söyledi. Hipnozla doğumların alternatif tıp yöntemleri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Demir, “Suda doğum, hipnozla doğum gibi yaklaşımlara dernek olarak hastaları yönlendirmek istemiyoruz. Bu yöntemleri klasik tıpla birleştirenler de var. Ayrıca ev doğumlarını da desteklemiyoruz. Bilhassa köy ortamlarında veya kentte de olsa kötü koşullarda, genellikle de alaylı yetişen ebelerle yapılan ev doğumları sırasında tetanoz olmak üzere pekçok riskli hastalık kapılabilir” dedi.