Normal doğuma nasıl hazırlanmak gerekir?

Acı kaygısıyla normal doğumdan vazgeçen, gereksiz yere ameliyatla doğum yapan günümüz kadınını normal doğuma teşvik etmek için birçok söz var. “Doğum doğaldır.”, “Doğum kadının bilgeliğidir.”, “Doğum yenilenmektir…” Bu sözleri çoğaltmak mümkün! Ancak tüm kadınları bu sözlerle ikna etmek pek de mümkün değil. En azından istatistikler Türk kadınının ikna olmadığını gösteriyor. Sezaryen ile doğum oranında dünyada ilk 3 sıradayız. Dünya Sağlık Örgütü sezaryen oranının yüzde 15 ile sınırlı kalması gerektiğini belirtiyor. Ülkemizde oran ise yüzde 45!

Peki neden normal doğum fikrinden bu kadar uzaklaştık? Hipnoterapi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Duman doğum korkusunun kadının zihnindeki düşüncelerden kaynaklandığını belirterek şöyle diyor: “Birçok anne doğum hikayesini acılarla sancılarla süsleyerek anlatır. Gerçekte de onu yaşar. Çünkü acıya ağrıya odaklanmış; acı ağrı beklemiş ve doğumla ilgili negatif hipnozlarını öyle oluşturmuştur. Anne adayı doğumu yaşanılası zor bir olay olarak algılamaya başladığında mutlu heyecanlar kaygılı bekleyişlere döner. Anne adaylarının aslında hep yapması gereken, hamileliğini öğrendiği sevinç ve heyecanla doğumu beklemektir. Kaygılı, endişeli bekleyişler yazılan programı adeta bir virüs gibi bozar ve doğal süreci olumsuz etkiler.”

Op. Dr. Ayşe Duman, bunun holistik doğum yaklaşımıyla mümkün olabileceğini belirtiyor. Holistik doğum yaklaşımı, modern tıbbın tanı ve tedavi yöntemlerinin yanı sıra etkin ve bilimsel doğal yöntemlere de yer veren bir tıp yaklaşımıdır. Amaç, ruh-beden bütünlüğünden yola çıkarak sorunları kökenine inerek tedavi etmektir.