Batıl inançlar doğum inanışları geleneksel doğum inanışları


Tıp ne kadar ilerlese de ülkemizde modern doğum yöntemlerinin uygulandığı durumlarda dahi geleneksel doğum kültürünün izlerine hala rastlanmakta ve halk inanışları geçerliliğini korumaktadır. Özellikle Anadolu folklorunda doğum ile ilgili inanış ve uygulamalar çok zengindir.

Doğum sırasında “kilit açma”, “örgülü saçları çözme”, “dilenciye sabun verme” gibi zararsız inanışların yanında,doğum sırasında bebeğin rahimden sökülüp gelmesi için hamileyi sallamak, başaşağı çevirmek, kollarında tutup sarsmak gibi tehlikeli uygulamalara da rastlanır. Hamile kadının baktığı kimselerle ve yediği içtiği yiyeceklerle doğacak bebeğin olumlu yada olumsuz etkilenebileceği inancı yanında, bebekle göbek bağı ve “eş”i ya da “sonu” (plasenta) arasında aynı inanç bağlantısı kurulur. Bu bakımdan, doğumdan sonra çocuğun göbek bağı ve eşi gelişi güzel bir yere atılmaz, çoğu zaman belirli bir yere saklanır veya gömülür.

Örneğin, çocuk “evcil” olsun diye göbek bağı dolabın ya da sandığın içine saklanır; aynı biçimda “akıllı” olsun diye okul bahçesine, “dindar”, “imanlı” olsun diye camii bahçesine gömülür. “Eş”in çocukla olan yazgı birliği inancı da yaygındır. ”Eş” intemiz bir beze sarılarak ayak altından uzak bir yere gömülmesi, saklanması, suya atılması gibi işlemlerin temelinde ona adeta çocuğun özdeşi gözü ile bakılması yatmaktadır.