Doğum normal doğum normal doğum olmaması doğum ağrısı doğum acısı


Eşim de ben de normal bir doğumu arzu ediyorduk. Ancak doğum istediğimiz gibi olmadı ve eşime ilaç vermeleri gerekti. O sırada çok üzüldüm ve hala kendimi hafifçe buruk hissediyorum.

Günümüzde çocuk doğuran pek çok kadın gibi pek çok eş de doğumu geçilen veya kalınan bir sınav olarak görmektedir. Bir ilaç uygulanması, bir epizyotomi veya bir sezaryen yapılması gerektiğinde bu eşler doğumun başarısız olduğunu düşünüp, hayal kırıklığına uğrarlar, hatta öfkelenirler. Bu tutumların nedeni kısmen, doğum öncesi eşlerin birlikte katıldıkları kurslarda ve doğumla ilgili kitaplarda doğum olayında yaşanan keyfin sonucun ne olduğundan daha fazla vurgulanması ve koşullar ne olursa olsun eşlerin “normal doğum” konusunda baskı altında olmalarıdır.

Bunun sonucunda doğum sırasında ilaç verilmesini isteyen bir kadına dayanıksız gözüyle bakılırken onun dayanılmaz bir ağrı çekmekte olduğu göz ardı edilmektedir. Doğumla ilgili tarif edilenler gerçekçi olmaktan ziyade idealistiktir, doğum sırasındaki ağrı, bilimsel olarak bir insanın dayanabileceği en şiddetli ağrı olarak kanıtlandığı halde “sıkıntı” olarak tarif edilmektedir.

Doğumun mükemmel bir şekilde gerçekleşip tamamen “normal” olması tabii ki mümkündür fakat sıklıkla böyle olmaz. Uzun vadede bunun fazla bir önemi de yoktur. Anne de bebek de doğum odasını sağlıklı bir şekilde terk ettikten sonra eşler mutlu olmak için her türlü gerekçeye sahiptir.