Normal doğum mu sezaryen mi sorusu özellikle son zamanlarda en çok konuşulan sağlık konularından biri… Tüp bebek yöntemi ile gebe kalan hastalarda sezaryen ile doğum oranı hemen hemen yüzde yüze yakın. Bahçeci Kadın Sağlığı Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bora Cengiz doğum şekli konusunda merak edilenleri anlatıyor.

1-Tüp bebek hastaları için doğum şekli sadece sezaryen midir?
Bu ülkede yaşayan ve şu anda bu satırları okuyan çiftlerin % 90’a yakını normal doğum ile dünyaya gözlerini açtılar. (İnanmıyorsanız annenize sorabilirsiniz!.) Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Ülkeleri gibi gelişmişlik endeksinin en üst sınırında yaşayan anneler hala normal doğumu tercih ediyor. Bu Amerika ve Avrupa’da bebeklere değer verilmemesi veya sezaryenin becerilememesi nedeni ile değil, doğal ve denenmesi gereken doğum şeklinin vajinal doğum olmasının bir sonucudur. Sevgili okuyucularım ve hastalarım, siz de anneniz ve babanız için değerliydiniz, tüm bebeklerin değerli ve tek olması yaygın kabul gören bir düşüncedir. Tüm bebekler eşsizdir ve türümüzün devamı normal doğumla da sağlanabilmektedir. Değer ve önem kantarında “tüp bebek” ile “ev yapımı bebek” arasında ağırlık farkı yoktur.

2-Hastanede doğumların yüzde 15’inden fazlası sezaryen olursa kadın doğumcular normal doğum eğitimine alınacak deniyor. Bu yüzde 15 kuralı var mıdır?
Hayatın belirli kurallarla yönetilmesi yaşam kalitesini arttırır ve kurallar huzur ve güven ortamının sürmesine yardımcı olur. Ancak insan sağlığında durum biraz farklıdır. Sağlıkta iki artı iki her zaman (hatta hiçbir zaman) dört etmez. Normal doğumu arttırmak ve desteklemek adına bazı rehberler (kanun, tüzük veya yönetmelik değil REHBER) hazırlayabilirsiniz. Nitekim Sağlık Bakanlığı da Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin katılımı ile doğum ile ilgili dünyadaki en kapsamlı rehberi hazırladı. Bu rehbere online ulaşabilmek mümkün. Amaç normal doğumu arttırmak ve sezaryen oranlarını makul seviyelere çekmek. Geleneksel olarak normal doğum tüm doğumların ortalama %13-15’i seviyesinde ise doğru bir doğum takibi yapıyor ve gereksiz sezaryenden kaçınıyorsunuz demektir. Ancak ihtisas hastanelerine böyle bir kota koymanın pratikte mümkün olabileceğini sanmıyorum. İhtisas hastaneleri problemli gebeliklerin sevk edildikleri son noktada bulunan merkezlerdir. Problemli gebelikler (çoğul gebelikler dışındaki tüp bebek yöntemi ile elde edilen gebelikleri ayrı tutuyorum) sıklıkla sezaryen yönteminin tercih edildiği gebeliklerdir. Bu nedenle İhtisas hastanelerinde sezaryen oranları istenen düzeyin iki üç katına çıkabilir. Kota koymak ve kotayı aşan merkez ve veya hekimleri doğum eğitimine almak (ki bu eğitim sezaryen oranlarının yüksek olduğu ihtisas hastanelerinde uygulanacaktır) sezaryen oranlarının azaltılmasında ne kadar etkili olacaktır bunun yorumunu size bırakıyorum.