Bebeğiniz bu haftadan itibaren solunum yapma çalışmalarına hız verir. Gözler ve kulaklar gelişimini sürdürmekte, boyun uzamaktadır. Bebeğin başı daha da hareketlenmiş ve çenesine yaslanmış sabit pozisyonundan kurtulmuştur. Bebeğiniz artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir.

Bebeğinizin kalp atışları bu dönemde Doppler cihazı yardımıyla (dikkat: burada kastedilen doppler cihazı ultrasonografi incelemesinde kullanılan Doppler değil, kalp atışlarını karnınızdan duymaya yarayan ufak bir el aletidir) duyulabilir.

Daha önce doğum yapmış anne adayları tecrübeli olduklarından bebeklerinin hareketlerini bu haftanın sonuna doğru hissedebilirler. Ancak ilk gebeliğini yaşayan anne adayları bu haftalarda ısrarla hareketleri hissettiklerini söyleseler de aslında bu “hareketler” kendi bağırsaklarına aittir. Bu yanılgıyı yaşayan anne adayları “dün oynuyordu, bugün oynamadı” diye endişe duyabilirler. Hareketleri hissetmek için beklemeye devam etmelisiniz…

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 10 cm. ve ağırlığı tam 45 gram!

“İlaç kullanmak yerine bitkisel çözüm bulamaz mıyız?”

Oldukça güncel bir soru, ancak yaklaşımda ufak bir hata var. Bitkiler sanıldığı gibi masum değildirler. Aslında şu anda bizlere tabletler, kapsüller, şuruplar ve iğneler şeklinde sunulan ilaçların hepsi zamanında bitkilerden elde edildi. Sonradan teknolojinin ilerlemesiyle etken madde keşfedildi ve sentetik olarak üretilmeye başlandı. Tıbbi bakış açısıyla aslında bitkiler (günlük tükettiğimiz sebze ve meyvelerden bahsetmiyoruz) ilaçlardan daha tehlikeli olabilir. Bir ilaç aldığımızda içindeki etken maddeyi ve dozunu net olarak biliriz. Bitkide ise birden fazla etken madde yan yana olabilir ve doz ayarlaması yapma imkanı yoktur. Bitkilerle tedaviye karşı olduğumuz anlamında anlaşılmamalı ancak gebelik ve bebek söz konusu olduğunda bir tedavi yapılacaksa farmakolojik yöntemle (onaylanmış ilaçlarla) yapılmalı şeklinde düşünüyoruz.