hamilelik sonrası cinsel isteksizlik



Anne-baba adaylarının, bebek bekledikleri andan itibaren yaşamlarında birtakım değişimler başlar. İlk önce anne karnındaki bebeğin konforu sağlanır. Hamilelik döneminin başlangıcından itibaren yaşam kalitelerinde, beslenme, uyku ve sosyal yaşam gibi daha birçok konuda fedakarlıkta bulunulur. Bunların yanında cinsel yaşam da değişime uğrar. Hamilelik süreci ilerledikçe aynı yatakta, fakat birbirlerinden uzak durarak bir 9 ay geçirilir. Duygusal anlamda çiftlerin birbirlerine fazlasıyla ihtiyaç duydukları bu dönemde korkulardan sıyrılıp uzmanların önerilerine kulak vermekte yarar var.

Hamilelikte seks

Cinsellik, vücudun ihtiyaçları arasındadır ve kişisel bir istek, bir tercih değil bir dürtüdür. Gelişmekte olan ülkelerde hala tabu olma özelliğini koruyan cinsellik, hamilelik döneminde annenin takındığı kutsallık imajı altında geri planda kalır. Ayrıca anne adayı bu konuda doktoruna danışmaktan çekinir. Normal fizyolojik bir hamilelik süreci geçiren anne adaylarının hamileliğin son 4 haftasına kadar cinsel yaşamlarım kısıtlamasını gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Ancak son haftalarda, sperm içerisinde bulunan prostoglandin isimli maddenin, uterus kaslarında kasılmaya yol açıp erken doğuma neden olma ihtimalinden cinsel ilişki önerilmemektedir.

Aylara göre cinsel yaşam

Genel olarak kadının cinsel yaşamındaki hareketlilik ilk 3 ayda azalır, ikinci 3 ayda artar, son 3 ayda tekrar azalma gösterir. Bunlara göre;

İlk 3 ay

Annelik içgüdüsünün yerleşmeye başlaması, annenin bebeği kaybetme korkusu ve genellikle bu dönemde yaşanılan hamileliğe bağlı bulantı ve kusma durumu ilk 3 ayda cinselliğe soğuk yaklaşılmasına sebep olabilir. Pek çok çift bu dönemde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe yol açacağını düşünür ya da bu dönemde yaşanılan kayıplar cinsel ilişkiye bağlanır. Ancak bu dönemde yaşanılan düşükler genellikle fetüsteki genetik bozukluklara bağlıdır.