1- Tat

Yerıidoğanın tatlılara karşı daha fazla içgüdüsel bir ilgisi vardır. Bu da anne sütü ve mamayı içmesini kolaylaştırır. Acı ve ekşi tatları ayırt edebilir, ancak genellikle hoşlanmaz. Büyüdükçe tuzlu ya da ekşi tatları tolere edebilmeye başlar.

2- Duyma

Bebek doğduğunda duyma yeteneği tam olarak gelişmemiştir. Kulağın belli bölgeleri tam gelişmemiştir. Bu yüzden bebeğiniz sizin duyduğunuz sesleri duyamaz, ancak konuşma frekansında bebeğin duyması daha iyidir. Rahimdeyken de duymuş olduğu annesinin sesini hatırlar.
Yapılan çalışmalara göre bebekler insan sesini diğer tüm seslere tercih ederler. Bebeğinizle bol bol konuşmak, hem iletişiminizin hem de işitme duyusunun gelişmesine yardımcı olur.

3- Koku

Bebeğin koku duyusunun iyi gelişmiş olduğu düşünülür. Doğumdan birkaç saat sonra bile bebek koku alma güdüsüyle anne
memesini bulabilir. Aslında belli kokuların ana rahmindeyken de bebekler tarafından hissedildiği düşünülüyor. Bebekler değişik tatlara ve kokulara alışmış doğuyorlar (sarmısak, soğan).

4- Dokunma

Doğumdan itibaren bebekler dokunmaya karşı çok duyarlıdırlar. Deri, bebeğin vücudundaki en büyük organdır. Dokunuşlarla rahatlar ve bazen de uyarılır.
Bebeğe nasıl dokunulacağı da bir öğrenme süreci gerektirir. Günde 10-15 dakika masaj yapılmasının bebeğin rahat uyumasına ve huzurlu olmasına oldukça yararı vardır.

5- Görme

Bebeğin gözü gelişmiş olduğu halde beyindeki görme merkezleri tam gelişmediği için yeni doğan ancak 15-25 santim ötesini görebilir. Aydınlıkla karanlığı ayırabilir. Siyah-beyaz desenler dikkatini çeker. Bir şeyi görmesi için yakınına getirmeniz gerekir. Cismi uzaklaştırdıkça gözleri şaşı bakabilir. Bunun nedeni bir şey üzerinde odaklanma yetisinin tam gelişmemiş olmasıdır.