Kekemelik, çocuklarda genellikle okul öncesi yaşlarda ortaya çıkan, altını ıslatma, kıskançlık, yeme bozuklukları, tırnak yeme, parmak emme gibi bir uyum ve davranış bozukluğudur. Kekemelik, eğer herhangi bir organik bozukluğa bağlı değilse, psikolojik kökenlidir. Psikolojik kökenli olmayan kekemelik ve konuşma problemleri bir uyum ve davranış bozukluğu olarakkabul edilemez.
Genellikle, erkek çocuklarda ve 2-4 yaşları arasında ortaya çıkan kekemeliğin farklı sebepleri vardır. Bu sebepler çok çeşitli olmakla birlikte aşağıdaki gibi 4 ana başlıkta özetlenebilir;
Travmatik yaşantılar ve korkular
– yangın, deprem gibi olaylar
– tüp patlaması, bina çökmesi gibi olaylar
– trafik kazaları
– hastalık ve ameliyatlar
– bir kavgaya tanık olma
– hayvandan korkma
– sesle korkutulma
Aile içi sorunlar
– evdeki kavgalar ve huzursuzluklar
– çocuğa uygulanan şiddet
– anne-baba arasındaki şiddet
Kayıp ve ayrılık
– ölüm nedeniyle aileden birinin kaybı
– boşanma nedeniyle anne-babadan ayrılma
– beklenmedik seyahatler nedeniyle ayrılık
– evcil hayvanın ölümü veya hayvandan ayrılma
Hatalı anne-baba tutumları
– baskıcı, aşırı disiplinli aile tutumları
– aşırı koruyucu aile tutumları
– alaycı, aşağılayıcı aile tutumları
Psikolojik kökenli kekemeliklerin bir kısmı geçicidir, büyük bir çoğunluğu ergenlik dönemine kadar devam eder, bir kısmı ise 20 yaşlarından sonra azalır ancak dönem dönem yeniden ortaya çıkar. Çocukluk döneminden sonra devam eden kekemelikler stres, kaygı ve heyecan nedeniyle zaman zaman artabilir. Çocuklarda da, kekemelik sürekli olmayabilir; kaygı ve heyecanla zaman zaman artabilir, bazen kısa sürelerle de olsa tamamen ortadan kalkabilir.
Çocuklarda görülen psikolojik kökenli kekemelik, çocuğun çevresindeki kişilerin yanlış tutumlarıyla iyice kuvvetlenebilir ve pekişebilir. Anne-baba bu konuda dikkatli davransa bile, çocuğun etkileşimde olduğu diğer aile bireyleri, okul arkadaşları, öğretmenleri ve komşuların yaptığı hatalar nedeniyle çocuğun kekemeliği artabilir veya kekemelik nedeniyle başka sorunlar ortaya çıkabilir. Kekemelik nedeniyle ortaya çıkabilen diğer sorunlardan bir kaçı; öz-güven eksikliği, başarısızlık kaygısı, çeşitli korkular, okul başarısızlığı ve içe kapanıklıktır. Bu nedenle, ailelerin, kekemeliğin kendiliğinden geçmesini beklemeleri doğru değildir. Kekemelik kendisi bir sorun olmanın ötesinde, yeni sorunlara da sebep olabildiği için, anne-babaların en kısa zamanda bir uzmandan yardım almaları gerekir. Aileler gittikleri uzmandan, yalnız kekemeliğin tedavisi için değil, kekeme çocuğa karşı tutumlar ve kekemeliğe bağlı gelişebilecek yeni sorunların önlenmesi için yapılması gerekenlerle ilgili de yardım almalılar.
Kekemelik sorunu olan çocuk bir uzmanın kontrolünde olsa bile, anne- babalara ve çocukla etkileşimde olan herkese düşen görevler vardır. Kekemeliği olan çocuklarda aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekir;
• Çocuk konuşurken, konuşması düzeltilmemelidir.
• Konuşmasını dinlerken sabırsız ve sinirli davranmamalı, başka şeylerle ilgilenilmemelidir.
• Konuşmasıyla alay edilmemeli, çocuk küçümsenmemelidir.
• Konuşmaları taklit edilmemeli, başkalarının taklit etmesi de önlenmelidir.
• Dikkatini konuşmasına vermesi önlenmelidir; sık sık konuşturmak, güzel konuşmasını öğretmeye çalışmak gibi davranışlar, konuşma sorununun altını çizeceği için kekemeliği artırır.
• Kendine güven kaybını önlemek için diğer alanlarda yaptığı olumlu şeyler övülmeli, küçük sorumluluklar vererek yaptıkları onaylanmalıdır.
• Anne-baba olarak aşırı baskıcı ve koruyucu tutumlardan uzak durulmalıdır.
• Çocuk, kardeşlerle ve diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
• Çocuk sık sık eleştirilmemeli ve azarlanmamalıdır.
• Heyecanlandığı durumlarda sakinleştirmeye çalışılmalıdır.
• Başkalarına onun yanında kekemeliğinden söz edilmemelidir.