Anne sütü, doğal, mikropsuz, zahmetsiz, ekonomik, her yerde, her zaman hazır ve mükemmel bir besindir.İşte bu yüzden bir annenin bebeğine sunacağı en değerli armağandır.Bebeğinizin sağlıklı bir çocuk ve sağlıklı bir yetişkin olması için mutlaka emzirin.
Çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi yeterli ve dengeli beslenmeyle mümkün.Dünyada kötü veya hatalı beslenmeye bağlı enfeksiyonlar nedeniyle milyonlarca çocuk ölüyor, bir o kadarında da büyüme ve gelişme geriliği görülüyor.Bugün bilimsel araştırmalarla beslenme ve sağlık arasında yakın ilişki olduğu ispatlanmıştır.İşte bu yüzden bir bebeğin bu mükemmel besini almasının en doğal hakkı olduğunu bilmelisiniz.
Süt çocuğu için en uygun besin anne sütüdür.Çünkü anne sütü ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksinimlerini sağlayan ve sindirim sistemine göre ayarlanmış bir besindir.En çağdaş yöntemlerle ve bilimsel ilkelere uygun şekilde yapılmış en mükemmel endüstri sütleri bile anne sütünün yerini tutamıyor.
Anne sütü pek çok yönden bilimsel olarak araştırılmış ve elde edilen sonuçlara göre diğer besinlere göre üstün özellikleri olduğu saptanmıştır.Bu özellikler nelerdir?
İçerdiği besin maddelerinin üstünlükleri Süt çocukluğu dönemi beslenme açısından oldukça kritik bir dönemdir.Hayatın ilk 4-6 ayında sadece anne sütü ile beslenmek yeterli büyüme ve gelişmeyi sağlar.İşte bu nedenle ancak altıncı aydan sonra ek gıdalara başlamak gerekir.Hayatın ilk 6 ayında doku ve organ sistemleri (sindirim sistemi, karaciğer, böbrekler) olgunlaşmasını tamamlar.Bebek, erken başlanan diyetteki eksiklikler veya fazlalıklardan daha çok zarar görebilir.
Doğadaki her memelinin yeni doğmuş bebeği için kendi annesinin sütü, en uygun besindir.İnsan yavrusu için de anne sütü inek sütünden daha yararlıdır, daha kolay sindirilebilir ve vücut tarafından daha rahat kullanılır.Şu bilinmelidir ki anne sütündeki proteinlerin yapısı inek sütünden farklıdır.Sindirimi kolaydır, alerji yapmaz ve büyüme için gerekli aminoasitleri içerir.
Diyetteki yağlar ana enerji kaynağıdır.Anne sütünde lipaz enzimi olması nedeniyle yağlar, inek sütünden ve formül mamalardan daha iyi emilir.Formül mamalarda ise yağ bileşimi farklıdır.İçinde bitkisel ve hayvansal yağ karışımı vardır.Sindirim sırasında bu yağlar kalsiyum ile kompleks oluşturur.Formül mamalar ile beslenen bebeklerin dışkıları daha serttir ve kabızlık bu bebeklerde daha sıktır.Ayrıca anne sütünde uzun zincirli yağ asitleri bulunduğundan bunlar bebeğin görme ve nörolojik gelişimini sağlar.Anne sütündeki ana karbonhidrat laktozdur.Laktoz kalsiyum emilimini arttırır ve bağırsakta vücuda yararlı bakterilerin (laktobasilus) yerleşimine katkıda bulunur.
Anne Sütü bağışıklık sistemini geliştirir Anne sütünün enfeksiyonlardan koruyucu özellikleri vardır.Bu şekilde beslenen bebeklerde ishal, zatürre, orta kulak iltihabı daha az görülür.Özellikle doğumdan sonraki ilk birkaç günde üretilen ve kolostrum denen, sarı renkli sütte bağışıklık sistemi hücreleri ve hastalıklardan koruyan antikorlar yüksek düzeydedir.Salgılarda bulunan immunoglobulin A (slgA) vücudumuzu mikroplardan korur, ayrıca alerji ve otoimmun hastalıkların gelişme riskini azaltır.
İlk 4 ayda anne sütünde yüksek konsantrasyonda slgA ve bir miktar IgG ve IgM bulunur.Sütün bağışıklı sistemi üzerindeki etkileri erken süt çocukluğu döneminde daha belirgin olmakla birlikte 2 yaşına kadar devam eder.
Anne sütü ile beslenmenin ileriki yaşlarda insülinle tedavi edilen diyabet hastalığı (IDDM) riskini azalttığını gösteren çalışmalar vardır.Bu nedenle Amerikan Pediatri Akademisi, birinci derece akrabalarında IDDM(insülin bağımlı şeker hastalığı) olan ailelere ilk bir yıl inek sütü bazlı formül mama verilmemesini önerir.Bu anneler ilk 6 ay sadece anne sütü vermeli daha sonra ek gıdalara geçmelidirler.Bu devrede anne sütü yeterli olmazsa ve mutlaka takviye gerekiyorsa kazein hidrolizatı içeren özel formül mamaların kullanılması uygun olur.
Anne Sütünün nörogelişimsel üstünlükleri Anne sütünde beyin ve gözün retina tabakasının gelişiminin nemli olan uzun zincirli yağ asitleri bulunur.Prematüre bebekler göz gelişimini tamamlayamadan doğduklarından kırma kusurları, şaşılık ve retina yırtılması gibi sorunlar için yüksek risk taşırlar.Uygun tedavi görmeyen prematürelerdeki göz hastalığı (retinopati) körlüğe yol açabilir.Anne sütü ile beslenen prematüre bebeklerde retinopati riski daha düşüktür.Zamanında doğmuş bebeklerde de anne sütünün görme keskinliğini arttırdığını gösteren çalışmalar olmakla birlikte bu henüz kesinlik kazanmamıştır, ancak diğer bütün yararları göz önüne alındığında yine prematürelerde daha belirgin olmak üzere anne sütü ile beslenen bebeklerin gelişim skorları formül mamalarla beslenenlerden daha yüksek bulunmuştur.
Sütünüzün bebeğinize yararları
-Sindirmi kolaydır, sindirime yardımcı aktif enzimler içerir.
-Enfeksiyonlardan koruma özelliği vardır.
-Başta sindirim ve solunum sistemi olmak üzere çok sayıda organ sisteminin büyüme ve gelişmesini düzenleyen büyüme faktörleri içerir.
-Çene ve diş gelişiminde önemli rolü vardır.
-İleriki yaşlarda görülebilecek bazı hastalıkların riskini azaltır.Örneğin diyabet, çölyak hastalığı,Crohn hastalığı vb.
-Alerjiye karşı koruyucudur.
-Anne ile çocuk arasında psikolojik bağı kuvvetlendirir.anne sütü alan bebekler daha az ağlarlar.
-Bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur.
Anne Sütüne Dönüş Anne sütü,yılda milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen,besleyici,ekonomik,yan etkisi olmayan ve bebeğe verilirken özel bir işlem gerektirmeyen,steril,ideal bir gıdadır;doğal bir bağışıklama yoludur.4-6 ay tek başına daha sonra da ek bazı gıdalarla birlikte anne sütü ile beslenmenin çocuk sağlığına olumlu etkileri tartışmasız kabul edilmektedir.Anne sütü yaşayan bir sıvıdır.İçeriği çocuğun yaşına,fizyolojik durumuna göre değişir.Anne sütü ile beslenmenin üstünlükleri aşağıda özetlenmektedir.
Anne sütü ile beslenmenin üstünlükleri
• Bileşimi süt çocuğunun yaşına ve fizyolojik özelliklerine göre değişen en uygun besleyicidir. • Organ ve sistemlerin büyümesini düzenleyen büyüme faktörlerini içerir. • Enfeksiyondan koruyan faktörler içerir. • Steridir,her koşuda verilebilir. • Allerjen değildir. • Ekonomiktir. • Anne-bebek arasında olumlu bir ruhsal bağlantı sağlar. • Tip I diabet,orta kulak iltihabı,diş çürükleri,alerjik hastalıklar,çöliak hastalığı,ağır bağırsak hastalığı iltihabı,gelişme geriliği ve obezitenin gelişmesini önlemede önemli bir faktördür. • Annede meme kanseri görülme riskini azaltır. • Doğal doğum kontrolünde etkilidir.
Anne sütünün içeriği
Anne sütünün bileşimi;sütün verildiği döneme,emzirmenin başında yada sonuna doğru alınmış olmasına,gün içinde alınmış olduğu zamana,annenin beslenme durumuna ve bebeğin zamanında doğan,prematüre ve doğum ağırlığının eksik olma durumuna göre değişim gösterir.
Proteinler: Anne sütü protein konsantrasyonu matür sütte 1.1.gr/dl’dir. Bu oran ilk günlerde kolostrumda 2.2.gr/dl’dir.Proteinin besleyici olarak yararlılığı çok yüksektir ve bebeğin ihtiyacını ilk 4-6 ay karşılar.Anne sütünde biyolojik değeri yüksek olan protein inek sütüne göre fazladır ve inek sütündeki allerjen kısım anne sütünde yoktur.Anne sütünde protein yapı taşları yani aminoasitler yüksek orandadır.Taurin,anne sütündeki büyümeyi düzenleyen faktörlerden biridir. Hücre zarının bütünlüğünü sağlar, göz harabiyetini önler. Anne sütünde bir madde, meme bezlerinde süt şekeri sentezine yardımcı olup sütün daha lezzetli olmasını sağlar. Anne sütü yapısı yeni doğanın sindirim sistemi fonksiyonlarına daha uygundur. Anne sütünde proteinden faydalanmayı arttıran maddeler vardır. Bunlar aynı zamanda anne sütündeki demirin emilimini arttırır.
Karbonhidratlar: Süt şekeri laktozdur. Yavaş ve kolay sindirildiğinden bebeğin kan şekeri iyi düzenlenir. Anne sütündeki laktoz annenin diyetinden etkilenmez. Laktoz, kalsiyum emilimini etkiler. Laktoz’un galaktoz kısmı, yağlarla birleşip yanıp bebeğin beyin dokusu gelişimini sağlar. Laktoz aynı zamanda bağırsaktaki zararlı olmayan mikroorganizmaların çoğalmasına neden olur ( probiyotik etki). Bu da bağırsak enfeksiyonlarını belirgin azaltır, bağışıklık sisteminin gelişimini uyarır, allerjen proteinlerin kontrolü ile allerjiye yatkınlığı önler.
Yağlar: yağlar, yeni doğan bir bebek için başlıca enerji kaynağıdır. Anne sütünün sağladığı enerjinin % 40-50 ‘si yağlarda gelir. Bu yağlar, bebeğin beyin gelişimi için gerekli yağ asitlerini sağlar. Hücrelerin zar yapısına girer ve sütteki bazı vitamin ve hormonların taşıyıcısı olur. Doğundan sonraki ilk 5 gündeki sütte ( kolostrum) 2 gr. Olan yağ konsantrasyonu 5-15 gün arası ( geçiş dönemi sütü ) % 2.5-3 grama, 15.günden sonra salgılanan sütte gene % 3.5-4.5 grama ulaşır ve sabit kalır. Sabahları düşük olan yağ düzeyi günün ilerleyen saatlerinde artar. Emzirme döneminin sonunda da yağ oranı daha yükselip doygunluk sağlar. Böylece doyan bebek memeyi bırakır ve şişmanlık riski olmaz. Beyin ve sinir sistemi gelişimi, gözde retina fonksiyonları için gerekli olan doymamış yağ asitleri anne sütünde yüksek oranda bulunur. Anne sütündeki yağ moleküllerinin çap küçük olduğundan emilimi daha kolaydır. Anne diyetindeki değişiklik anne sütü yağ düzeyinden çok yağların dağılımını değiştirir.
Mineraller: anne sütü mineral miktarı anne diyeti ile büyük değişim göstermez. Annenin mineral depoları kullanılarak bebekte düzenleme olur. Anne sütünde potasyum, sodyum (tuz) ve kalsiyum iyonları ve kompleks bileşikler şeklinde diğer mineraller vardır. Anne sütündeki kalsiyum emilimi yüksek orandadır ( %55), inek sütü veya inek sütünden hazırlanan ticari mamalarda emilim oranı ise %38 civarındadır. Anne sütünde demir düzeyi düşük olmasına rağmen emilim oranı yüksek ve biyolojik yararlığı çok fazladır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklerde ilk 6 ayda demir yetersizliği gelişmez. Annenin demir depoları gereğinde bebek emerken bebek lehine kullanılır. Anne sütünde çinko da vardır ve ilk 5 gündeki süt çinko yönünden çok zengindir.Anne sütüyle beslenen süt çocuğunda bakır yetersizliği görülmez.Diş ve kemik dokusunun gelişiminde gerekli olan florun anne sütündeki miktarı 0.02 ppm’dir.Bu miktar süt çocuğu için yeterli olmayabilir.Bölgedeki su kaynakları flordan fakirse,o bölgedeki bebeklere 6.aydan başlayarak günde 0.25 mg flor eklenmesi önerilmektedir.
Vitaminler: D ve K vitaminleri dışında yağda ve suda eriyen vitaminlerin anne sütündeki miktarları süt çocuğu için yeterlidir. Suda eriyen vitamin düzeyleri, annenin yakın zamandaki beslenmesi ile ilgilidir. Yağda eriyen vitamin düzeyleri (A,D,E,K), hem annenin geçmişteki diyeti, hem de son zamanlardaki diyet özelliklerini yansıtır. Vejeteryan annenin sütü ile beslenen çocuklarda B12 eksikliği ve buna bağlı olarak kansızlık gelişebilir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde, bebek güneş ışınlarından yeterince faydalanamazsa raşitizm gelişebilir. Bu nedenle ilk yılda 15,20 günden itibaren günde 400 IU D vitamini verilmesi önerilir. Anne sütünde K vitamini yeni doğanın ihtiyacını karşılayamadığı için bebeklere doğumda 1 mg K vitamin yapılır. Daha sonraki dönemde anne sütü ve bağırsak bakterilerinin sentezlediği K vitamini ile K vitamini gereksinimi karşılanır. Anne sütünün böbreğe yaptığı yük inek sütüne göre 1/3 oranında azdır. Bu durum, yeni doğanda henüz tam gelişmemiş böbrek fonksiyonlarına uygunluk gösterir.
Büyüme Faktörleri
Anne sütünde başta sindirim ve solunum sistemi olmak üzere birçok organ sisteminin büyüme ve gelişmesini düzenleyen büyüme faktörleri vardır. Bu faktörlerin sütte en yüksek olduğu dönem ilk 5 gün, yani kolostrum dönemidir. Büyümeyi hızlandıran “epidermal büyüme faktörü” anne sütünde en yüksek konsantrasyonda bulunur. Sinir büyüme faktörü, sinir hücrelerinin canlılıklarını devam ettirmede esastır ve anne sütünde mevcuttur. Anne sütünde ayrıca insülin, insüline benzer büyüme faktörü, meme kaynaklı büyüme faktörü, kan yapımı ile ilgili bazı faktörler, interferon gibi koruyucu ve büyümeyi düzenleyen faktörler vardı.
Enzimler : anne sütünde sindirime yardım eden 20’den fazla madde vardır. Bu maddelerin bir kısmı bebekte sindirimi kolaylaştırırken bir kısmı da hücresel düzeyde mikropların vücutta etkisiz hale getirilmesi sırasında destek sağlar. Anne sütünde hormonlarda mevcut olup, bu hormonların rolleri araştırılmaktadır. Anne sütünde ayrıca, henüz tespit edilemeyip var olduğu düşünülen başka bir sürü faydalı faktör ve yararlı etkiden söz edilmektedir. Annelerin bebeklerine verebilecekleri en güzel armağan onları kendi sütleri ile beslemektir. Ailelerin de annelere yapabilecekleri en büyük destek, onlara stressiz, huzurlu, şefkatli bir ortam sağlayarak süt salgılamasına katkıda bulunmaktır.