trt-den-kritik-reklam-karari_x_7903239_55
Küçük çocuklar reklamlarda verilen mesajları doğru ve güvenilir olarak görüp sunulan bilgilere kolayca inanma eğilimindeler.

İnternet sitelerinde karşılaştıklarımız, cep telefonlarımıza SMS olarak gelenler, uygulamalarda, dizilerde karşımıza çıkanlar… “Ben buradayım” diye bağıranlar ve tabii bir de gizli gizli yapılanlar… Hem biz hem çocuklarımız, her an, her yerde reklam bombardımanı ile karşı karşıyayız.

Çocuklar televizyonda, internet sitelerinde, cep telefonu-tablet gibi cihazlarda, billboard’larda, radyolarda ve daha birçok noktada reklamlarla karşı karşıya. Bazen sevdikleri bir karakter çıkıyor karşılarına, bazen bir maskot. Bazen tekrarlayan reklamların müziği takılıyor dillerine, bazen de sloganlar… Peki, bu durum çocukları ve tüketim alışkanlıklarını nasıl etkiliyor? Reklamın bir ürün tanıtımı olduğunu ne zaman ayırt etmeye başlıyorlar, reklamları nasıl anlamlandırıyorlar? Bu gibi sorulara yanıt aramak için uzmanlara danıştık.

FARKI FARK ETMEK

Biz reklamın bir ücret karşılığında, hedef kitleye ulaşmak için yapılan bir planlama olduğunu biliyoruz. Peki, çocuklar reklamlar hakkında ne düşünüyor, reklamdan ne anlıyor? Bu sorunun yanıtı elbette çocuğun yaşı, kapasitesi, deneyimleri gibi birçok faktörle bağlantılı.

Yrd. Doç. Dr. Ayşe Nazlıhan Coşkun, soruya şu yanıtı veriyor: “Özellikle erken çocukluk yıllarında reklamların amaçlarının farkında olmayan çocuklar, kitleler arasında reklamlara karşı en hassas grubu oluşturuyor. İki yaşına kadar bir televizyon programı ve reklam arasındaki farkı ayırt edemeyen çocuklar, 2-6 yaş arası bu ayrımı yapabiliyorlar ancak henüz reklamların satış amaçlı yapıldığını anlamıyorlar. Büyüdükçe gelişen kapasitelerine rağmen, 7-11 yaş çocuklarda ürünlerin reklamlar tarafından ‘olduğundan daha iyi’ gösteriliyor olabileceği her zaman anlamlandırılamıyor. 12-14 yaş çocukları dahi ürün yerleştirme stratejilerini tam kavrayamayabiliyor.”

Uz. Psk. Sinem Olcay Kademoğlu’nun bu konudaki yorumu ise şu şekilde: “Sekiz yaş ve altındaki çocuklar, televizyon reklamlarını eleştirel bir gözle değerlendirme becerisine sahip değiller. Küçük çocuklar reklamlarda verilen mesajları doğru ve güvenilir olarak görüp sunulan bilgilere kolayca inanma eğilimindeler.” Kademoğlu, çocuğun reklamlara sorgulayıcı gözle bakabilmesi için büyükler tarafından eğitilmesi, yönlendirilmesi gerektiğini de söylüyor.