images( Acıbadem Hastanesi Konuşma ve Lisan Patoloğu Gayem Köprücü )

Soru: Konuşma terapisi hakkında bize biraz bilgi verir misiniz? Neler yapılıyor terapi esnasında?
Konuşma terapisi genel anlamda üç farklı konuyu kapsar; konuşma, lisan ve yutma. Lisan kısmı, lisan gelişimini ve lisanla ilgili herhangi bir geriliğe/bozukuğa sahip kişilerin tedavisini konu alır. Konuşma kısmı ise artikülasyon bozukluklarını (s ya da r gibi sesleri söyleyememe), çeşitli nedenlerden doğmuş telaffuz bozukluklarını, kekemelik gibi konuşmanın akıcılığını bozan problemleri, ses ve ses hastalıklarını konu alır. Yutma kısmı da nörolojik ya da mekanik bozukluklardan kaynaklanan yutma problemlerini konu edinir.

Soru:Otistik çocuklar için yapılan terapilerde ne gibi uygulamalar yapıyorsunuz?
Otistik çocuklara yapılan terapilerde lisan kısmı en önemli role sahiptir. Çünkü otistik çocuklar arasında lisan problemine sıkça rastlanır. Bu çocuklar karşılarındaki insanlarla iletişim problemleri yaşarlar, kendilerini dış dünyaya kapatarak yaşama eğilimi içindedirler, göz teması kurmaktan kaçınırlar. Dolayısıyla otistik çocuklar için yapılan terapilerde amaç, çocukları iletişime teşvik etmek veya derdini anlatabilecek konuma getirmektir. Ancak şunu unutmamalıyız ki otistik çocuklar her zaman konuşarak iletişim kurmayabilirler ya da kuramayabilirler, bu nedenle terapiler çocuklara konuşmayı öğretmeye odaklanmaz ,onun yerine sağlıklı bir şekilde ihtiyaçlarını anlatabileceği herhangi bir iletişim şekline odaklanır.

Soru: Otistik çocuklar ne kadar sıklıkla terapi almalılar?
Otistik çocuklar hayat boyu bu terapiyi almalılar, hayat boyu almasalar dahi uzun yıllar yoğun şekilde terapi görmeliler. Haftada bir kez terapiye mutlaka katılmalılar, haftada iki ya da üç kez katılmaları da onların gelişimleri için çok daha iyi sonuçlar getirecektir. Tabiki sadece terapi almak yeterli bir sonucu elde etmemizi sağlamaz, bu nedenle terapiler özel eğitimle desteklenmelidir.

Soru: Bu terapinin otistik çocuklar için belirlenmiş ideal yaş dönemi var mı?
Özellikle belirlenmiş herhangi bir yaş dönemi yok. Ama şunu biliyoruz ki terapiye ne kadar erken başlarsak iyi sonuç elde etme olasılığımız o kadar artar. Önceleri bilim adamları beyin gelişiminde 12 yaşa kadar olan dönemin büyük önem taşıdığını söylüyorlardı, ancak şimdi bu düşünce değişti ve beyinin uzun yıllar kendini yenileyebildiği ortaya çıktı. Bu nedenle hiçbir zaman umutsuz olmamak ve daha iyisi için çabalamak gerekli.