talking-to-kids-about-infidelity_t3j7nj
İletişimsizliğin sorumlusu konuşmayan değil, genellikle konuşturmayandır.

İletişimin sadece konuşma ile sınırlandırılmaması gerektiğini söyleyen Uzman Psikolog Buket Kasrat, çocukla doğru iletişim kurmanın yollarını anlattı…

Duygu ve düşüncelerin dile getirilmesi elbette ki önemlidir. Erken çocukluk yıllarından itibaren ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları iletişim tarzı, konuşma biçimleri ve beden dilleri çocukların hem çevreyle olan iletişim biçimini hem de ileride birer birey olduklarında kuracakları iletişim tarzını oldukça etkilemektedir. Anne-babalar genellikle çocuklarının sözlerini dinlemediklerinden yakınırlar. İletişim kurarken önemli bir kilit noktalardan biri güven unsurudur. Çocuklar için de yetişkinler için de bu değişmez, güvendiğimiz ve sevdiğimiz insanların sözünü daha çok dinler ve onlarla daha çok işbirliğine yatkın oluruz. Bir düşünün güvenmediğiniz bir insanla işbirliği yapar mısınız?

İletişimsizliğin sorumlusu konuşmayan değil, genellikle konuşturmayandır. Dinlenmediğimizi bir kere fark etmek, dinlemeyenle ömür boyu iletişimi kesmemize neden olur. Çocuklarla doğru iletişim adına kendimize dönüp bakmak da fayda var. Günlük yaşamda nasıl iletişim kuruyoruz? Öncelikle bizi dinleyen kişinin bizimle aynı yorumu yapmasını hiç beklememeliyiz.

  • Kendinizin ifade yeteneğinizin boyutlarına bir bakın.
  • Kendinizi ne ölçüde karşı tarafa anlatabiliyorsunuz?
  • Karşı tarafı ne ölçüde anlayabiliyorsunuz?
  • Anlamak için dinliyor musunuz?
  • Yoksa hep siz mi konuşuyorsunuz?
  • Sürekli talepkar mısınız?
  • Yoksa emredici misiniz?

İLETİŞİM KURARKEN BEDEN DİLİ ÇOK ÖNEMLİDİR

İletişim sadece konuşma ile sınırlandırılmamalıdır. Davranışların altında yatan duygu ve düşünceleri anlayabilirseniz iletişim için lisana gerek kalmaz. Mimiklerde saklı olan duyguları kelimelere dökün. Başkalarının duygularını anlamak çok değerli bir özelliktir. Çocukların gelişim evrelerini ve yeteneklerini bilirsek neden ve nasıl davrandıklarını anlayabiliriz. Yanı sıra iletişim kurarken beden diliniz, ses tonunuz çok önemli bir unsurdur. Kararlı bir ses tonuyla söylenmeyen “Hayır” çocuk için hiçbir anlam ifade etmez. Aynı zamanda onu daha iyi anlamanız için çocuğun beden dilini ve söylediklerini iyi gözlemlemeniz gerekir:

“Hayır ben yapmadım” derken gözlerini kaçıran bir çocuk…
“Arkadaşım bana vurdu çok acıyor” derken gözlerinin içi gülen bir çocuk…
“Banane umurumda değil” derken gözleri dolan bir çocuk…

ÇOCUKLARIN OLGUNLAŞMALARI İÇİN ZAMAN GEREKİR

Çocuğunuzun duygularını farkedin. Onun duygularını siz yaşıyormuşçasına hissetmeye çalışın. Aslında mantık gelişene kadar, neredeyse ergenlik çağına kadar, çocuk ile konuşmalar çocuk tarafından, konuşanın tam demek istediği gibi anlaşılmaz. En büyük hata çocuk konuşmayı yeni söktüğünde, algılama yeteneğini dikkate almamaktır. Sözümüzden çıktığında sinirlenir, bağırır, çağırırız. Çocukla yetişkin arasındaki sorunların çoğu, çocukların olgunlaşmaları için zamana ihtiyaçları olduğunu dikkate almamaktan kaynaklanmaktadır.