tüp bebekte 5 deneyim


Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında “gebelik aşısı” tedavisinin uygulanabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, hem bu yöntemle hem de tüp bebek tedavisiyle ilgili bilgilendirme yaptı.

Tüp bebek tedavisi bilindiği gibi oldukça yaygın uygulanmaktadır. Ancak görünen o ki bir gurup hasta defalarca denemesine rağmen sonuç alamamaktadır. Bu hastalarda iyi embriyo kalitesi ve iyi endometrial kalınlık sağlanmasına rağmen gebelik elde edilememesine çözüm arayışları devam etmektedir. Arayışlardan biri de “gebelik aşısı” olarak adlandırılan yöntemdir.

GEBELİK AŞISI NEDİR?

Günümüzde çözümsüz kalınan hastalarda denenir. Amaç, vücudun savunma sistemlerinde rol alan ve bağışıklıkta etkili olan hücrelerin hücre kültür laboratuvarı ortamında çeşitli büyüme faktörleri ile beslenip çoğaltılması için hazırlık süreci geçirmesinin ardından transferden bir gün önce anne rahmine verilmesidir.

GEBELİK AŞISI NASIL UYGULANIR?

Endometrium (rahim içi), hücre medyumu ile yıkanır. Böylelikle monosit ismi verilen ve hücre kültürü edinen bu hücreler rahim iç zarını besler, verilen iyi kalitede embriyonun tutunmasını kolaylaştırır. Alternatif tüm uygulamalarda olduğu gibi gebelik aşısı uygulaması da hem embriyo hem de rahim iyi olmasına rağmen başarısızlık elde edilen hastalarda denenebilir. Gebelik aşısında beyaz kan hücreleri ile beraber rahim içinde oluşturulan mikro çevrenin amacı embriyonun tutunma oranlarını artırmaktır. Yapılan çalışmalarda endometriozisli hastalarda, tekrarlayan başarısızlığı olan kişilerde, kortikosteroid ile beraber fayda sağladığı yönünde savlar mevcuttur.

AŞILAMA

Erkekten alınan semen örneğinden özel yıkama işlemleri ile en kaliteli sperm hücrelerinin seçilerek kadın rahmine bir kateter yoluyla enjeksiyonu işlemidir. Kadına ait kısırlık nedenlerinden bazılarında ve erkeklerde de bazen oluşan sperm hareket kusurluğu olanlara olanlara çok fayda sağlamaktadır.

İNFERTİLİTE VE TÜP BEBEK

Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen bir yıl içinde bebek sahibi olamamaları infertilite (kısırlık) olarak tanımlanır. Korunmayan çiftlerin %85’inde bir yıl içinde gebelik oluşması beklenir.

Tüp bebek tedavisinde ilk aşama yumurta büyütücü tedaviler yoluyla büyütülen yumurtaların kadın yumurtalığından toplanmasıdır. Ardından toplanan yumurtalar laboratuvar koşullarında sperm hücrelerinin yumurtaya aktarılması ile döllenir. Bu yolla döllenen yumurtalardan oluşan embriyolar geliştirip 3. veya 5. gün anne rahmine nakledilir. Bu işleme de embriyo transferi adı verilir. Tüp bebek tedavisinde dikkat edilecek en önemli noktalar ise şöyle sıralanabilir:

İnfertilite birçok nedenden kaynaklanabileceği için her hastaya uygulanacak tedavi farklıdır. Kişiye özel bireysel tedavi seçeneklerinin olduğu unutulmamalıdır.
Tüp bebek işlemi esnasında laboratuvarın teknolojik donanımı, embriyoloğun deneyimi ve laboratuvar standardizasyonu başarıyı olumlu artıracak önemli faktörlerdir.
İleri anne yaşına sahip anne adayları ve düşük yumurta sayısına sahip olan anneler için yeni tıbbi yaklaşımlar olduğu unutulmamalıdır.
TESA, TESE, MESA, PESA gibi mikro cerrahi işlemleri veya iğne ile sperm elde edilebilmektedir.
Tüp bebek

“BEBEK İSTİYORUM”

Hepimizin bildiği gibi kadın yaşı arttıkça gebelik olasılığı giderek azalır. Burada ince bir matematik var mıdır?

Bunu hesap ederken kullanılan formül aylık doğurganlık oranı ile yaş arasındaki korelasyondur. Örneğin 25 yaşındaki bir kadın düzenli cinsel yaşama sahip ise aylık gebelik oranı %25’den yaşla beraber 35 yaşta bu olasılık %10’a düşmektedir. En çarpıcı azalma da 40 yaşlarda olmaktadır. Bu rakamlar, her şeyin iyi olduğu durumlarda geçerlidir mesela kadında ek hastalık varlığı ya da erkekte bir sperm sorunu mevcutsa en basitinden cinsel yaşam düzensizse bu rakamlar daha da düşmektedir.

Bu nedenle eğer gerçekten bebek hayattaki öncelik ise bu durumda zamanı değerli kullanmak gerekir. Bebek ile ilgili çalışmalar öne alınmalıdır. Tedavideki gecikmekler bazen telafi edilememektedir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı-Perinatolog
Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç