Çocuk gelişimi

Çocuk gelişimi

çocuklarda kitap sevdirmeAilenin çocuğunu tanıması, yeteneklerini keşfetmesi ve bu doğrultuda yönlendirmesi, çocuğun gelişimi için çok önemlidir. Ancak bu tek başına yeterli değildir. Çocuğu hayata hazırlamak için iyi ve etkili bir eğitim gerekli ve şarttır.

Araştırmalar, insanın en yüksek öğrenme potansiyeline, 0–5 yaş arasında sahip olduğunu göstermektedir. BLOOM’a göre; insanın bilişsel gelişiminin % 50’si, 4 yaşına kadar tamamlanmıştır.

FREUD ve ERIKSON’un kuramlarının da öne sürdüğü gibi, kişiliğin temelinin 0–3 yaşları arasında atıldığı düşünülmektedir. Bu bilgiler ışığında erken gelişim yıllarında verilen eğitimin çok büyük önem taşıdığı söylenebilir. Bir insanın nasıl bir kişi olacağını kalıtım ve çevre belirler.

Anaokulu öncesi dönem olarak adlandırılan 1-3 yaş döneminde çocukların sinaptik bağlantılarının gelişimi çok yoğundur. Beynin nöronları arasında bağlantıların kurulduğu bu dönemde çocukların merak ve ilgileri artarken, motor kabiliyetlerini kazanmaları için de önemli bir dönemdir.

Üç yaşına kadar ki sürede öz bakım becerilerinin kazanılması önceliklidir.

Ebeveynler çocukların kendi öz bakım becerilerini kazanmaları konusunda destek vermeliler. Çocukların çatal-kaşık tutma ve çatal-kaşık kullanarak kendi karnını doyurma davranışını desteklemeliler. Aynı şekilde üstünü çıkarıp-giyme, el-yüz yıkama, diş fırçalama alışkanlıklarının doğru şekillenmesine model olup çocuklarını cesaretlendirmeliler.

Sorulara cevap verilmeli, oyunlarla bilişsel gelişim desteklenmeli.

Bilişsel gelişimini desteklemek adına çocuğun sorularına bıkıp usanmadan özenle cevap verilmeli, geçiştirilmemelidir. Çocuk ile konuşmaya özen gösterilmeli, onun dil gelişimine katkı sağlanmalıdır. Çocukla bol bol oyun oynanmalı, oyunlar esnasında çocuğun gelişmesine fırsat tanınmalıdır. Çocuğun oyun materyalleri ile etkileşime geçmesine uygun ortamlar oluşturulmalıdır. Çocuğun oyun aracılığıyla ebeveynleriyle sosyal-duygusal etkileşimler yaşamasına özen gösterilmelidir.

Bu yaş aralığının erken dönemlerinde çocuğun seçim yapmaktan çok seçilene uyma gibi bir durumu söz konusudur. Ancak çocuğun yaşı ilerledikçe seçimlerini kendi belirlemek İsteyecektir. Çevresini tanımaya başlayan çocuk için isteklerini yerine getirmek önemli olacaktır.

Büyüdükçe bağımsızlaşmaya başlayan çocuk, anne-babasının kuralları, yani otoritesiyle karşılaşacaktır. Çocuğa disiplin uygulamaya başlanması gerekir; aksi halde doğru ve yanlışları öğrenmesi zorlaşabilir. Bu yüzden ev içerisinde ve dışarıda kesin kurallar belirlenmelidir.

Çocukla ekstradan geçirilen vaktin nasıl değerlendirildiği de anne-çocuk ilişkisini etkiler. Anne, çocuğa dış dünyanın yaşanabilecek bir yer olduğunu göstererek, hem özgüveninin oluşmasında hem de çocuğun dış dünyaya karşı güvenli bir tutum geliştirmesinde yardımcı olur.

Çocuk anne-babasından bağımsızlaşırken bir yandan da gelişen yeteneklerini kullanabilmelidir. Bu açıdan çocuğun büyümesinin göz ardı edilmemesi, üzerindeki kontrolün azaltılması, doğduğu andan itibaren gelişen yanların iyi takip edilmesi ve desteklenmesi, çocuğun gelişiminin olumlu yönde ilerlemesine neden olur.

Çocuğun 4-5 yaş arasındaki fiziksel gelişimi ve yetenekleri, aile tarafından kolayca gözlemlenebilir. Bu yaşlarda büyüme yavaştır. Bebeklik yağları kaybolup kasları daha belirginleşir. Kol ve bacakları 6–8 cm kadar uzar. Ağırlığı 1,5- 2 kg artar. Yılda iki kez doktor kontrolü ve ölçümü ile büyüme sorunlarını erkenden fark etmek mümkündür.

Okulla birlikte çocukların, uyanık oldukları vaktin %40’ını akranlarıyla beraber geçirmeye başladıkları tahmin edilmektedir. Bu süre okul öncesi yaşta akranlarıyla birlikte geçirdikleri zamanın yaklaşık iki katına denk gelmektedir.

Okul çağında akranlarla daha çok vakit geçirmeye başlayan çocuğun kişilik gelişimi hızlanır. Okulöncesi dönemde, daha çok aile üyeleriyle vakit geçiren çocuğun sosyal rolleri ve kişiliğini ortaya koyacağı durumlar ister istemez sınırlıdır. Ancak çocuk okulla birlikte akranlarıyla daha çok vakit geçirmeye başladıkça bu sosyal davranış kalıpları yeterli gelmemeye başlar ve çocuk sosyal uyumu yakalamak için çok daha farklı tutumlar, yaklaşımlar geliştirmek zorunda kalır. Okulla birlikte çocuklarda gözlemlenen sosyal statüler 6 kategoride gruplanabilir.

Popüler Çocuklar diğer çocukların çoğu tarafından yanında oturmayı ya da birlikte oynamayı en çok istediği arkadaşı olarak isimlendirilen çocuklardır.

Dışlanan Çocuklar diğer çocuklar tarafından olumlu oy çok az alan genelde hakkında olumsuz bildirimde bulunulan çocuklardır. Bu çocuklar diğerleri tarafından aktif şekilde sevilmemektedir.

Görmezden Gelinen Çocuklar olumlu ya da olumsuz anlamda hakkında çok az yorum yapılan çocuklardır. Bu çocuklar arkadaşları tarafından sevilmemek değil daha çok ihmal edilme şeklinde bir konuma sahiptir.

Tartışmalı Çocuklar bazı akranlarından olumlu bazılarından olumsuz yorumlar duyulan çocuklardır.

Kurban Çocuklar bütün grup tarafından olmasa da belirli bir ya da birkaç çocuk tarafından aktif şekilde seçilip fiziksel ya da psikolojik olarak zarar verilen çocuklardır.

Zorba Çocuklar herhangi bir tetikleyici olmasa bile saldırgan davranarak diğer çocukları kontrol altına almaya çalışan çocuklardır.

Çocuklarda tuvalet eğitimi:

Çocuk gelişiminde tuvalet eğitimi önemli ve dikkat edilmesi gereken bir aşamadır. Ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmeleri gerekmektedir. Çocukların çiş veya kakalarının geldiğini fark etmeleri ve tuvalete kadar ulaşmalarını sağlayacak kontrolü kazanmaları için belirli nörolojik ve duygusal gelişime ulaşmaları gerekir. Kaka kontrolü için makatın bu özellikleri kazanması en erken 18’inci ayda, çiş kontrolü için mesanenin bu özellikleri kazanması en erken 24’üncü ayda gerçekleşir. Kız çocukları bu tuvalet eğitimini erkeklere göre birkaç ay daha erken kazanabilirler. Bu gelişim süreçleri dikkate alınarak daha erken tuvalet eğitimi vermeye çalışmak ve zorlamak yanlış olur. Çocukların bu dönemi kendi bedenine sahip çıktığı, kendine ait şeyleri başkaları ile paylaşmadığı ve çevreden gelen uyarılara tepkisel olarak red cevabı verdiği dönemle çakışır. Bu dönem “2 yaş sendromu” olarak bilinir. Ailesinin “kakanı buraya yap” gibi önerilerini kendi hayatlarına müdahale olarak görürler. Tuvalet eğitimine başlama zamanı yeni bir kardeşin doğumuna, aile içi vefat ya da hastalık gibi dönemlere denk getirilmemelidir. Bu gibi fizyolojik ve duygusal özellikler göz önüne alınarak 2 – 2 buçuk yaşlar arasında tuvalet eğitimine başlanabilir.

2 Yaş Sendromu Nedir?

İdeal çocuk veya mükemmel çocuk; anne-babanın her dediğine uyum gösteren çocuk demek değildir. Çocuklar bazı dönemlerde gelişimsel özelliklerinden dolayı, anne-babalarının isteklerine karşı çıkabilir, kendi istekleri doğrultusunda davranmak konusunda inatçı olabilirler.
Bu dönemlerin ilki yaklaşık 18 ay – 30 ay arasındaki dönemdir. Bu dönem bazı uzmanlar tarafından 2 yaş sendromu olarak adlandırılır.

2 yaş sendromunun en belirgin özellikleri:

  • Kendi kendine yürümek ister,
  • Kendi kendine yemek yemek ister,
  • Her şeye hayır der,
  • Bizimle sık sık inatlaşır,
  • Ağlama ve öfke nöbetleri başlar,
  • Daha saldırgan davranır

Çocukların 2 yaş sendromu yaşadığı dönemde çocuğun değil, anne-babanın tutumlarını değiştirmesi gerekir. Öncelikle anne-babanın bu dönemin geçici bir dönem olduğunu, çocuğun göstermekte olduğu olumsuz davranışların nedeninin aslında çocuktaki gelişmenin bir sonucu olduğunu kabul etmesi gerekir.

Uygulanabilecek en iyi çözüm, çocuğa 2-3 seçenek sunmak ve kontrolün kendisinde olduğu duygusunu hissetmesini sağlamaktır. Örneğin “hemen makarnanı ye” demek yerine “makarna mı yoksa pilav mı yemek istersin?” diye ona seçenek sunmak daha doğru bir yaklaşım olur. Anne-babanın kendi dediğini yaptırmak için israr etmeleri ve bu nedenle çocuğu cezalandırmaları , baskı uygulamaları durumu daha kötü bir hale getirebilir.

Ağlayarak, tepinerek, kendisine veya size zarar vererek istediği şeyi elde etmesine asla izin vermeyin.

Böyle davrandığında görmezden gelin,mümkünse yanından uzaklaşın, susmasını bekleyin, bu sırada onunla konuşmaya, onu susturmaya çalışmayın. İstediği şey olabilecek ve makul bir istekse ağlamaya, tepinmeye başlamadan isteğini yerine getirin, her şeyi ağlayarak isteme davranışı yerleşmesin. Hayır dediğiniz şeyleri gözden geçirin, hayırları olabildiğince azaltmaya çalışın.

Çocuklarda sosyal becerilerin gelişmesi:

Sosyal gelişim, çocuğun diğer gelişim basamakları kadar değerlidir. Bireyin yaşamında giderek önem kazanacak “uyum sağlama” becerisi çocukluk çağında ve sosyal gelişim süreci içerisinde kazanılır. Çocuğun sosyal davranışları yoğun etkileşim içinde olduğu ailesi ve arkadaşlarının gösterdiği geri bildirimlerle anlaşılır.

Akranları ile kurdukları ilişki içerisinde rekabet etmeyi, kaygı yaratan durumlarla başetmeyi öğrenirler. Sosyal becerilerinin gelşebilmesi için bu tür ilişkilere ihtiyaçları vardır. Kendilerinden daha büyük ya da küçük kişileri tercih eden çocukların sosyal ilişki kurma ve sürdürme ile ilgili sıkıntıları olduğunu düşünebiliriz. Yaşından daha büyük kişilerle ilişki kurmak, ihtiyaçlarının anlaşılması ve ilişkinin kolaylaşmasını sağlar. Kendi yaşından küçüklerle ilişki kurmayı tercih eden çocukların ise oyunları kontrol etme eğiliminin yoğun olduğu gözlenmektedir.