Çocuklarda Gece ve Karanlık Korkuları; özellikle 3-6 yaşlarında korkutan rüyalar görüp, ağlayarak veya korkarak uyanabilir ve korktuklarını söyleyebilirler.

Rüyalarını anne veya baba dikkatlice dinlemeli, bu olayların veya yaratıkların gerçek hayatta olmadığı, anne ve babasının devamlı yanında olduğunu, yalnız olmadığını çocukların yaşına uygun somut bir şekilde anlatılması gerekir. Çocuk uyuyana kadar onun yanında yatabilir, sakinleştirilebilir.

Gece korkmaları ve rüyalar sık sık yaşanıyorsa bunun sebebi, aile içi huzursuzluk, anne-baba arasındaki kavgaya ya da cinsel birlikteliğe şahitlik olabilir. Çocuklar cinsel birlikteliği tanımlayamadığı için babasının annesine zarar verdiğini sanarak onu korumak için anne ile beraber yatmak isteyebilir, kavgalarına şahit olmuşsa yine annesini korumak için onunla uyumak istyebilirler,” Uyursam yine kavga edebilir, beni terk edebilirler” gibi düşünüyor olabilirler. Bu gibi durumlarda çocuğa kızmamak uyumaya başlayıncaya kadar beraber yatmak, sakin ve sevecen davranmak gereklidir.

Çocuklarda Gece ve Karanlık Korkuları;
Karanlıktan korkan çocukların uyku saati yaklaştığında tek başına yatmaktan korktuklarını, uyumamak için ise çeşitli sebepler uydurdukları görülebilir. Çocukların odalarında sürekli ışığın açık kalmasını istediklerini, karanlık bir yerden herhangi bir şey almak söz konusu olduğunda, gitmemek için çeşitli bahaneler uydurabilir, hırçınlık yapabilirler, korkularını doğrudan ifade eden çocuğa kesinlikle “Korkacak bir şey yok” dememeliyiz.

Ebeveyn Tutumu Korkuları Pekiştiriyor.
Uzmanlar karanlık korkusunda Anne baba tutumunun önemli olduğunu da hatırlatıyor ve şöyle devam ediyor:
“Karanlık korkusunu pekiştiren en önemli neden, anne babanın tavır ve davranışlarıdır. Işıkla uyumayı alışkanlık haline getirtmek, kendi korkularını çocuğa belli etmek, çocukların da tedirgin olmasına hatta karanlığın korkutucu olduğunu düşünmesine sebep olacaktır. Bazı ebeveynler gece kalkıp çocuğunun korkup korkmadığını kontrol ediyorlar. Geçmişte çocuğunu kaybetmiş ve bu nedenle yoğun kaybetme korkusu yaşayan ebeveynelerde bu durum çok daha derin yaşanmakta ve çocuklarının korkuları ve kaygıları çok daha fazla olmaktadır.“