Türkiye’de aile içi şiddet çocuğa şiddet çocuk istismarı istismara uğrayan çocuk psikolojisi cinsel istismara uğrayan çocuk psikolojisi


Aile içi şiddet ve çocuk istismarı maalesef pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’ de de oldukça yaygın ve önemli bir sorundur. Yaşanan şiddet ve istismarın çok büyük bir bölümü gizli kalmaktadır.

Türkiye’ de 2005 yılı verilerine göre son 5 yılda, haklarında koruma kararı alınan ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda barınan toplam 14.398 çocuğun 2.678’i (% 18,6’sı) anne babası tarafından ihmal ve/veya istismar edilmiş çocuklardır.

Öte yandan, toplumun önemli bir kısmı pek çok davranışı, şiddet ve istismar içermesine rağmen olağan ve hatta gerekli olarak görmektedir. Örneğin, eşler arası dayak, anne babanın çok küçük yaştan itibaren bebeğine karşı fiziksel güç kullanımı, sözel ve duygusal aşağılama vb. oldukça yaygındır.

Şiddet ve istismar ortamında büyüyen çocuklarda en sık görülen duygusal ve davranışsal problemler arasında davranım sorunları, kaygı bozuklukları ve özgüven eksikliği sayılabilir. Süreğen yoğun şiddet ortamı çocuğun aşırı dürtüsel davranış tepkileri geliştirmesine, çözüm üretme yöntemi olarak -model olarak gördüğü- şiddeti kullanarak kendini savunmaya çalışmasına ya da öğrenilmiş çaresizlik duygusuyla içine kapanmasına ve sosyal ortamlardan uzaklaşmasına yol açabilir.

Çocuk ve gençlerde cinsel kötüye kullanım ülkemizde de sanıldığının aksine çok yüksek oranlardadır. Cinsel kötüye kullanımda çocuk için birçok risk etmeni söz konusudur. Ancak bunlar arasında en önemli rolü oynayan, ailesel etmenlerdir. Çalışmalarda, cinsel kötüye kullanıma güvenli ailesel bağı olmayan bireylerde daha sık rastlandığı görülmüştür. Zayıf anne baba-çocuk ilişkisi, anne ve baba arasındaki zayıf ilişkiler, koruyucu anne ve babanın bulunmayışı cinsel taciz riskini artırmaktadır. Aynı şekilde çocukta bir psikiyatrik bozukluğun bulunması (zeka geriliği gibi) çocuğun cinsel kötüye kullanım riskini artırmaktadır.