Spor yapmanın çocukların fiziksel ve ruhsal gelişiminde çok önemli bir rol oynadığı uzmanlar tarafından sıkça bahsedilen bir gerçektir. spor yapan çocuklar bir yandan beden sağlıkları için çok önemli bir yatırım yaparken, diğer bir yandan da sosyalleşme, zorluklarla başa çıkma, kurallara uyma ve takım ruhuna ayak uydurma gibi becerileri de kazanırlar.

Bu beceriler, çocukların ilerleyen yaşlarında özgüveni yüksek ve mutlu birer birey olabilmeleri için çok önemlidir.

Düzenli ve disiplinli olarak bir spor dalıyla uğraşan çocukların ebeveynlerinin çocuklarına manevi olarak destek vermeleri motivasyonu arttıran önemli faktörlerden birisidir. Ancak; sporcu çocuk yenilgiye uğradığında, ceza aldığında veya istenen performansı sergileyemediğinde annelerin nasıl davranmaları gerektiği konusunda tereddüt yaşadıklarını görmekteyiz.

Aşağıda, bu konuya dair birkaç öneri bulabilirsiniz:
Sporcu çocuk istenen performansı sergileyemediği zaman ona kızmak, bağırmak, “beceriksizsin” mesajını vermek kesinlikle yapılmaması gereken davranış listesinin en başında gelmektedir. Yenilgiye uğrayan çocuğun o anda ihtiyacı olan şey duygularının anlaşılmasıdır. Çocuğa duygularını yansıtarak onu anladığımızı ve ona destek olduğumuz mesajını vermek daha doğru bir yaklaşımdır.

Sporcu çocuk, maça çıkmadan önce veya performansını sergilemeden önce ebeveynler gerçekçi beklentiler içerisine girmeli ve çocuklarını bu beklenti doğrultusunda motive etmelidir. Unutmayalım ki, önemli olan çocuğun elinden geleni yapmasıdır. Eğer bir anne çocuğunu “Bu maçta sayı yapamazsan hepimizi hayal kırıklığına uğratırsın” gibi sözlerle motive etmeye çalışırsa, çocukta performans kaygısı kaçınılmaz bir sonuç olur.