kanserli çocuk



Çocukların kansere yakalanması, bir şeylerin yanlış olduğunun işaretidir! Bazı bebekler hasta doğar… Sandra Steingraber’in bir dönüm noktası teşkil eden kitabı ‘Living Downstream’de yazdığı gibi; çocuklar sigara içmez, alkol almaz ve stresli işlere sahip değildir.

DOĞUMLA BAŞLAR

Buna rağmen; Avrupa ve Amerika’da 1970’lerden 1990’lara kadar çocukluk çağı kanserlerinde, istikrarlı bir şekilde yılda yüzde 1’lik artış vardı. Bu artış biraz daha düşük oranda olmakla birlikte Kanada’da da görüldü. 2005 yılında Amerika’da 9 bin 500 yeni olgu gelişti ve bu rakam; her 100 bin çocuktan 15’ini temsil ediyordu.
Çocukluk çağı kanseri olan kan kanserleri, toplam vakaların yüzde 30’unu oluşturur. Yüzde 21’i ise sinir sistemi kanserlerine aittir.
1990’lardan bu yana kanserli çocuk sayısı sabit kalmış veya düşmüş, dahası tedavilerdeki gelişmelere bağlı olarak 1950’lerden bu yana ölen çocuk sayısı yarı yarıya azalmıştır. Çocuklar, neden kanser olmaktadır? Bu konuda birtakım güçlü çevresel ipuçları bulunmaktadır… İşte, ipuçlarının bilimsel açıklaması:
İnsan embriyosu, kimyasallara özel olarak duyarlıdır. Bu duyarlılık; bazı erişkin ve çocukluk çağı kanserlerinin, doğumdan önce programlanmış olduğuna işaret etmekte ve kanserin doğum öncesi temelini, rahatsızlık veren yeni bir keşif alanı olarak ortaya atmaktadır.

DAHA DUYARLILAR

Gelişmekte olan fetüs, plasentanın sağladığı doğal korumaya rağmen, aynı zamanda taşıt kirliliğinden ve ikinci el sigara dumanından oluşacak DNA hasarına karşı anneden daha duyarlıdır.
Bir çalışmada; gebelikten önce babaları, benzen veya alkol bulunan ortamlarda çalışan çocuklarda, lösemi gelişme riskinin neredeyse altı kat arttığı sonucuna varmıştır. Yenidoğanın doğum sırasında kanında ortalama 230 endüstriyel kimyasal vardır ki; bunların 180’inin insan ve hayvanlarda kansere yol açtığı bilinmektedir.