stres



 

Özdemir, toprakla oynayan çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişiminin yaşıtlarından hızlı olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:

“Çocukların gelişiminde sosyal hayat önemlidir. Çocuklar gelişme döneminde kumda ve toprakta yürütülmelidir. Kum veya toprakta yürümek çocukların yürüme becerilerini desteklemektedir. Toprak ve kum çocuğun denge mekanizmasının gelişimine katkı sağlıyor. Serbest bir arazide koşan, hareket eden, oynayan çocuğun kendine olan özgüveni de artıyor. Çocuk bir şeyler yapabildiğini görünce mutlu oluyor. Çocuğun enerjisini dışarı atmasını kolaylaştırıyor. Çocukların toprakla oynamaları, hem bedensel hem de ruhsal gelişimlerinin yaşıtlarına göre daha hızlı olmasını sağlıyor. Özellikle öğle saatlerinden önce çocuk güneş ışığından faydalandırılarak, kemik yapısının güçlendirilmesine yardımcı olunmalıdır.”

“DOĞAL TERAPİ İLE TEDAVİ MÜMKÜN”

Stres, gerginlik ve katılığın çağdaş insanların ciddi kişilik problemi haline geldiğini vurgulayan Özdemir, “7 yaşındaki çocuklarda bile stres belirtileri baş göstermeye başladı. Bunun en büyük sebeplerinden biri çocuklar için katı, acımasız ortamlar sunan şehir hayatıdır. 3-7 yaşlarında bulunan çocuklarımızı sık sık açık alanlara götürmek bence bir doğa tedavi sürecidir. Aileler eğer şehir ortamlarında yaşamak zorunda ise her mevsim elden geldiğince çocuklarını açık alanlara, orman ve benzeri yerlere götürüp baş başa olacakları geziler yapılmalıdır. Çocukların toprakla, ağaçlarla, hayvanlarla, su ile teması sağlanmalıdır. Çocuklarla ormanlık alanlara gidilmelidir. Ormanlar çocuklar için hem eğlendirici hem dinlendirici ortamlar sağlar. Deniz, göl, nehir kenarları da çocukları dinlendiren ve eğlendiren alanlardır. Çocuklarımız için her zorluğa rağmen doğa terapi yollarına mutlaka başvurmalıyız” dedi.