dışlanmak



 

Bu yaşlarda neredeyse popüler bir çocuk olmak gi­bisi yoktur. Her çocuk öyle ya da böyle en yakın arkadaşları tarafından bile reddedilebilir. Çocuğunuz bir gün eve ağlayarak, “Mehmet kendisiyle oynama­ma izin vermedi.” diyerek gelirse, tüm ilginizi ona verin. Böyle sözcükler açık olarak yardım çağrıları­dır ve yapmanız gereken elinizdeki işi bırakarak, ih­tiyacı olduğunda onun yanında olmak, iyi bir ilişki ve duygu paylaşımı için temel oluşturmaktır. Çocuğunuzun söylediklerini dinleyin, sonra ona bazı yumuşak sorular sorun: “Deden senin kendisiy­le oynamana izin vermedi?” veya “Ne olduğunu anla­tır mısın?” gibi. Bazı çocuklar bunu yapmakta diğerlerinden daha başarılıdır. Ayrıntıları öğrenseniz de öğrenmeseniz de, çocuğunuzun ne hissettiğini anla­dığını bilmesini sağlayın. “Bundan söz ederken sesin üzgün çıkıyor.” ve dışlanmanın çok incitici olabilece­ğini onaylayın. Arkadaşlarınızın sizi aralarına almadı­ğı veya davet edilmediğiniz bir partiyle ilgili kişisel bir hikâyenizi onunla paylaşmanız, bu deneyimin ne ka­dar evrensel olduğunu anlamasına yardımcı olabilir.

Eğer çocuğunuz siz izlerken dışlanırsa, çocukla­rın yarattığı oyun senaryosunda yer alabileceği bir rol önererek müdahale edin. Bu durum anaokulun­da meydana gelirse, çocuğunuzun grup aktivitesinde yer almasına yardımcı olabilecek bir öğretmenin dikkatini çekin. Bazen belirli bir gruptan bir veya iki çocukla oyun günü düzenlemek, çocuğunuzun sosyal düze­ne ayak uydurmasına yardım edebilir, fakat diğer çocuklar çocuğunuzla fazla ilgilenmiyorlarsa, çocu­ğunuzun başka arkadaşlar edinmesini sağlayabilir­siniz. Aynı zamanda kendisinde hatalı bir taraf bu­lunmadığını, belki kendisinin de başka arkadaşlar tercih edebileceğini belirterek onun da bunu anla­masını sağlamanız önemlidir.